İTİKÂF

İtikâf, müslüman bir kimsenin niyet getirmek suretiyle bir camide veya mescidte az olsun çok olsun kalmasıdır. Her zamanda itikâf etmek sünnettir. Yalnız Ramazan-ı şerifin son on günlerinde daha efdaldır.

İtikâf'ın dört rüknü vardır.

1) Niyet getirmek. Niyet getirmeden camide kalmak itikâf sayılmaz. İtikâfa girmek için nezr eden kimsenin niyette, kendi-sine farz olan itikâfı niyet etmesi lazımdır.

İtikâf için muayyen bir müddet beyan etmeyip mutlak niyet getirmesi de kâfidir. Ancak camiye dönmek için azm etmeden çıkar, sonra dönerse tekrar niyet getirmek lazım gelir. Fakat muayyen bir müddet beyan eder, meselâ bugün bu camide itikâf etmeğe niyet ettim diye söyleyen kimse bir mazeret için camiden çıkar ve tekrar dönerse kendisine yeniden niyet getirmek icab etmez.

2) Cami veya mescid olması. Bir kimse evde veya bir hücrede itikâfa niyet ederse, itikâf sayılmaz. Yalnız itikâfın bir camide, yani içinde Cuma namazı kılınan bir mâbedde olması daha efdaldır. Hatta bir kimse, Cuma namazına çıkmamak şartıyla bir hafta kadar bir camide itikâf etmeğe niyet eder, itikâf etmek istediği yerde, Cuma namazı kılınmıyorsa, Cuma namazına gitmeğe mecbur olduğundan, o camide değil, içinde Cuma namazı kılınan bir camide itikâf etmesi lazımdır.

Mescid El-Haram veya Mescid-i Nebevi veya Mescid Aksa'da itikâf etmek için nezirde bulunan kimsenin tayin ettiği yerde itikâfa girmesi lazımdır. Ancak bir kimse Mescid-i Aksa'da itikâf etmek için nezir ederse, ondan daha efdal olan Mescid-i Nebevi ve Mescid El-Haramda itikâf edebildiği gibi, Mescid-i Nebevide itikâf etmek için de nezir ederse, Mescid-El-Haram'da itikâf edebilir. Fakat ne Mescid-i Nebevi, Mescid-El-Haram'ın, ne de Mescid El-Aksa Mescid-i Nebevi'nin veya