- Hayır, diye cevap verdi.

- Fasıla vermeden iki ay oruç tutabilir misin?

- Hayır.

- Altmış miskine yemek yedirebilecek durumda mısın?

- Hayır, dedi.

Sonra oturdu. Peygamber aleyhisselâm, içinde hurma bulunan bir sepet getirip dedi ki: Bunu tasadduk et. Bunun üzerine o şahıs;

- Bizden daha muhtaç bir kimse varmı ki ona vereyim. Allah'a yemin ederim, Medine'nin iki Labit dağı arasında bizden daha muhtaç bir ev yoktur. Peygamber aleyhisselâm, azı dişleri görünecek kadar tebessüm etti ve:

- Git, bunu aile efradına yedir." dedi. (Buhari, Müslim)

Ramazandan başka bir zamanda, kaza olsun, nezir olsun, oruçlu bir günde, cinsi mukarenette bulunan veya Ramazanda da olsa, istimna eden kimseye veya Ramazanda kendisiyle cinsi mukarenette bulunan kadına kefaret vacib değildir.

Yukarda da açıkladığımız gibi oruç tutmamanın gerektirdiği şeyler dörttür:

1 - Kaza,

2 - İmsâk,

3 - Fidye,

4 - Keffâret.

Her birini kısaca açıklayalım:

1 - Kaza etmek: Hasta, misafir, hamile, emzikli, hayız ve nifaslı kadın ve baygın olan kimselerin mazeretleri zâil olduktan sonra, o tutmadıkları veya tutamadıkları günler sayısınca oruç tutmakla mükelleftirler. Mazeret olmadan orucunu tutmayan kimsenin de durumu böyledir.

2- İmsak etmek: Kasten ve mazeret olmadan orucunu bozan veya gece vaktinde niyetini getirmeyip unutan kimsenin