f- Basar: Görmesi. Cenab-ı Hakk'ın ezelî bir sıfatı olup, görülmesi mümkün olan şeylere taalluk eder.

g - Kelâm: Söz söylemesi. Cenab-ı Allah emir verip nehyettiği için konuşur. Fakat onun konuşması bizimki gibi değil, ezelidir. Nasıl ki "ateş yakıcı bir maddedir" denildiği zaman, yakıcı madde, kâğıt üzerine yazılan veya ağızla söylenen, ateş olmayıp hariçteki medlülü olduğu gibi, kâğıt üzerine yazılan veya ağızla okunan Kur'an-ı Kerim de ezelî olmayıp ezelî olan ancak onun medlülüdür.

Maturidî'ye göre, sıfat'ı sübutiyye'nin sekizincisi, sıfatı ef'alın menşe'i olan TEKVİN sıfatıdır. Cenabı Hak, bu sıfat ile istediği her hangi bir şeyi var eder, veya variken yokeder.

Şunu bilmemiz gerekir ki, Cenab-ı Allah'ın zâtı hiçbir keyfiyet ile mütekeyyif olmadığı ve idrâk edilmediği gibi, Allah'ın sıfatlarının da keyfiyetini bilemeyiz. Bizim aklımız bunu idrâk etmekten âcizdir. Semî ve Basar gibi sıfatları, bizim bildiğimiz aletlere, ışık, hava, uzaklık, yakınlık gibi şartlara bağlı değildirler.

SİFATÜL-ESMÂ: Cenab-ı Hakk'ın zât ve sıfatına delâlet eden sıfatlardır. Bunlar da Sıfat'ı Sübutiyye'den müştak olan sıfatlardır ki şunlardır:

HAY : Daima diri olan,

ÂLİM : Her şeyi bilen,

MÜRİD : Dileyen,

KADİR : Her şeye gücü yeten,

SEMİ: Her sesi işiten,

BASİR : Her şeyi gören,

MÜTEKELLİM : Konuşan'dır.