Sıfatında bir olmak demek; hiçbir kimsenin sıfatının, Allah'ın sıfatına benzememesidir.

Efalinde bir olmak demek; Cenab-ı Allah her şeyin hâlik-ı olduğundan dünyada cârî olan bütün fiiller onundur. Hiçbir kimsenin fiili yoktur, insanların ancak kesbi vardır.

Hristiyanlık akidesi her ne kadar aslında semavî isede, tahrife uğradığından, insanlar tarafından vaz'edilen inançlar halini almış ve İslâm'ın kabul ettiği vahdaniyyeti ortadan kaldırmıştır.

Onların akidesine göre Allah, Baba-Oğul ve Ruhul-Kudüsten ibarettir. Her biri ayrı ayrı ve diğerinden müstakil olmakla beraber, Allah her üçünden mürekkeptir.

Hristiyanlardan biri şöyle diyor:

فَهُوَ اْلاِلَهُ ابْنُ اْلاِلَهِ وَرُوحُهُ فَثَلَاثَةٌ هِىَ وَاحِدٌ لَمْ تُقْسَمْ

"O, İlâhdır, İlâh'ın oğludur ve Ruh'dur. Üçü de bir olup bölünmez."

Üçlü akidesi (teslis) Hristiyanlıkta bulunduğu gibi, Brahma dininde de bulunur. Onlara göre, kâinat'ı yaratan zat, önce Brahman sonra Vişno, sonra da Sîvo ile birleşmiş ve üçünün birleşmesiyle asıl ilâh meydana gelmiştir.

Budistler, Vişno'nun alemi günahlardan kurtarmak için bazı cisimlerle birleştiğini ve Dokuzuncu defada Buda'ya hülul ettiğini iddia ederler.

2 - KIDEM: Cenab-ı Allah'ın varlığının başlangıcı olmaması, yani ezelî olması demektir. Bunun zıddı, sonradan olmaktır. Cenab-ı Allah, Kıdem sıfatı ile muttasıf olduğundan, varlığı için bir başlangıç olamaz. Geçmiş zamanın en münteha noktasına kadar uzansak yine de mevcut olmadığı bir zamanı tasavvur edemeyiz.

3- BEKÂ: Varlığı için sonu olmamasıdır. Bunun zıddı yok olmaktır. Cenab-ı Allah ezeli olduğu gibi, ebedidir de. Varlığı için nihayet yoktur. Gelecekte mevcut omayacağı bir zaman tasavvur edilemez.