Bunlar sulamak, su mecrasını temizlemek, otları temizlemek, bağı budamak, ağaçlara destek yapmak, meyveleri korumak ve kurutmak gibi işleri yapmaktır. Fakat her sene tekerrür etmeyen duvar yapmak ve yeni su mecralarını kazmak ise kendisine ait değildir.

5 - İşçi için iş mukabilinde hurmalıktan veya bağdan elde edilen mahsulün, meselâ yarısı veya üçte birisini tayin edip şart koşmaktır.

İşçi, işi bırakıp kaçtığı takdirde şayet mal sahibi teberrü edip işi tamamlarsa işçinin hakkı yine bakidir. Yoksa hakim, o işi tamamlamak için bir işçi tutar ve onun malından öder.

Musakat müddetinde ağaçların büyüyüp mahsul vermeleri muhtemel ise, küçük ağaçların üzerine musakat akdini yapmak da caizdir.

İşçi, musakat işini bitirmeden vefat edip varis bırakırsa varis kendiliğinden yerine geçer ve musakat işini tamamlayacaktır. Bizzat çalışması gerekmez, başkasını da çalıştırabilir. İşçinin hiyaneti sabit olursa ücreti kendisine ait olmak üzere bir murakıp tayin edilip yanında bulundurulur.

MUHABERE; tohum, işçiye veya motor sahibine ait olmak şartıyla mahsûlu bölmek üzere araziyi işletmeye vermektir.

MUZARAÂ; tohum, toprak sahibine ait olmak şartiyle mahsûlü bölmek üzere araziyi bir işçiye işletmek için vermektir. Her ikisi de mütemede göre caiz değildir. Bir kavle göre caizdir ve bir çok kimse bununla amel ediyor. Caiz olmadığı halde muhabere veya muzaraa akdi yapılırsa, muhaberede mahsûl ve zekât işçiye, muzaraâda da toprak sahibine aittir. Muhaberede işçi arazinin icare bedelini, muzaraâda da arazi sahibi işçinin ücretül mislini verecektir.

İCARE

İcare, lüğatta ücret anlamını ifade etmektedir. İstılahda ise, menfaat üzerine yapılan akittir. İcare, - alış verişte olduğu gibi - icab ve kabûl ile mün'akit olur.