çürüğünden, hem evvelkinin daha ednasından alsa; elbette böyle yapan ahmak hâdim şiddetle tazib ve hiddetle te'dib edilecektir.

Ey Said! Aklını başına topla. Sermaye-i ömrünü ve hayat-ı istidadını hayvan gibi; belki hayvandan daha aşağı şu hayat-ı fâniye-i maddiyeye sarf ve hasretme. Yoksa, en a'lâ hayvandan yüz derece yüksek olduğun halde; en edna hayvandan yüz derece aşağı düşersin.

Yedinci Mukaddeme:

İnsan bir nazik, nazenin çocuğa benzer. Za'fında büyük bir kuvvet, aczinde büyük bir kudret vardır. Eğer za'fını anlayıp dua etse, aczini bilip istimdad etse, metalibine öyle muvaffak olur ve makasıdı ona öyle müsahhar olur ki; iktidar-ı zâtîsiyle, öşr-i mi'şarına muvaffak olamaz. Nasılki nazdar bir çocuğun ağlamasıyla matlubuna öyle muvaffak olur ve öyle kavîler ona müsahhar olurlar ki, bin defa kendi kuvvetçiğiyle onlara yetişemez. Demek ki; saltanat-ı insaniyet, celb ve gasbetmekle ve galib olmakla değildir. Belki insana bu derece müsahhariyetin sebebi: Şefkat ve rahmet ve hikmet-i Hâlıktır ki; eşyayı, insana müsahhar etmiş. Bir gözsüz akrep ve bir ayaksız yılan gibi haşerata mağlub olan insana, bir kurttan ipeği