ve celal öyle ister. Sultan-ı Ezelî'nin memurları, saltanat-ı rububiyetinin icraatçıları değildirler, belki dellâlları ve nâzırlarıdırlar. Çünki memurlar ve vesaitler, izzet-i kudretini ve haşmet-i rububiyetini izhar içindirler. Yoksa sultan-ı insanî gibi acz ve ihtiyacı için, memurlarını saltanatına şerik etmiş değildir. Esbab, haksız şekvalar Âdil-i Mutlak'a tevcih edilmemek için vaz'edilmiştir.

Evet izzet ve azamet ister ki; esbab, perdedar-ı dest-i kudret olsun aklın nazarında... Tevhid ve celal ister ki; esbab-ı dâmenkeş, ellerini çeksin tesir-i hakikîden...

İKİNCİ LEM'A:

Evet Sâni'-i Zülcelal'in her masnu üstünde bir Hâlık-ı Külli Şey'e has bir sikkesi; her mahluku üstünde bir Sâni'-i Külli Şey'e mahsus bir hâtemi ve kalem-i kudretinin menşuru üstünde taklid kabul etmez mükemmel bir turra-i garrası vardır. Meselâ hesabsız sikkelerinden hayat üstünde koyduğu sikkeye bak ki: Bir şeyden herşeyi yapar, hem herşeyden birşey yapar.

Evet bir içilen sudan, hesabsız a'zâ ve cihazat-ı hayvaniyeyi yapar. Hem ekl'edilen