Birisi:

Kitab-ı kâinattır ki, bir nebze şehadetini işittin.

Birisi:

Şu kitab-ı kebirin âyet-i kübrası olan Hâtem-ül Enbiya Aleyhissalâtü Vesselâm'dır.

Birisi de:

Kur'an-ı Azîmüşşan'dır.

Şimdi biz, şu ikinci bürhan-ı nâtıkı (Aleyhissalâtü Vesselâmı) tanımalıyız ve dinlemeliyiz.

Evet bak: Sath-ı arz bir mescid, Mekke bir mihrab, Medine bir minber, Peygamberimiz (A.S.M.) bütün ehl-i imana imam, bütün insana hatib, bütün enbiyaya reis, bütün evliyaya seyyid, bütün enbiya ve evliyadan mürekkeb bir halka-i zikrin serzâkiri. Bütün enbiya hayattar kökleri, bütün evliya taravetdar semereleri bir şecere-i nuraniyedir ki; her bir davasını, mu'cizatlarına istinad eden bütün enbiya ve kerametlerine itimad eden bütün evliya tasdik edip imza ediyorlar.

Zira o bürhan-ı nâtık Aleyhissalâtü Vesselâm

لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ

der, dava eder. Bütün sağ ve sol, mazi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nuranî zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek,