ف۪يهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌۢ ﴿٢١﴾

12 - Orada akan bir kaynak vardır.

ف۪يهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌۙ ﴿٣١﴾

وَاَكْوَابٌ مَوْضُوعَةٌۙ ﴿٤١﴾

وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌۙ ﴿٥١﴾

وَزَرَابِيُّ مَبْثُوثَةٌۜ ﴿٦١﴾

(13-16) Orada yüksek tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra yastıklar, serilmiş gösterişli yaygılar vardır.

اَفَلَا يَنْظُرُونَ اِلَى الْاِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ۠ ﴿٧١﴾

17 - Deveye bakmıyorlar mı, nasıl yaratılmıştır!

وَاِلَى السَّمَٓاءِ كَيْفَ رُفِعَتْ۠ ﴿٨١﴾

18 - Göğe bakmıyorlar mı, nasıl yükseltilmiştir!

وَاِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ۠ ﴿٩١﴾

19 - Dağlara bakmıyorlar mı, nasıl dikilmişlerdir!

وَاِلَى الْاَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ۠ ﴿٠٢﴾

20 - Yeryüzüne bakmıyorlar mı, nasıl yayılmıştır!

فَذَكِّرْ اِنَّـمَٓا اَنْتَ مُذَكِّرٌۜ ﴿١٢﴾

21 - Artık sen öğüt ver! Sen ancak bir öğüt vericisin.

لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُصَيْطِرٍۙ ﴿٢٢﴾

22 - Sen, onlar üzerinde bir zorba değilsin.

اِلَّا مَنْ تَوَلّٰى وَكَفَرَۙ ﴿٣٢﴾

فَيُعَذِّبُهُ اللّٰهُ الْعَذَابَ الْاَكْبَرَۜ ﴿٤٢﴾

(23-24) Ancak, kim yüz çevirir, inkâr ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.

اِنَّ اِلَيْنَٓا اِيَابَهُمْۙ ﴿٥٢﴾

25 - Şüphesiz onların dönüşü ancak bizedir.

ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ ﴿٦٢﴾

26 - Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.

89-Fecr

٩٨﴾ الفجر

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

وَالْفَجْرِۙ ﴿١﴾

1 - Tan yerinin ağarmasına andolsun,

وَلَيَالٍ عَشْرٍۙ ﴿٢﴾

2 - On geceye andolsun,

وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِۙ ﴿٣﴾

3 - Çifte ve teke andolsun,

وَالَّيْلِ اِذَا يَسْرِۚ ﴿٤﴾

4 - Geçip giden geceye andolsun (ki, müşrikler azaba uğrayacaklardır).

هَلْ ف۪ي ذٰلِكَ قَسَمٌ لِذ۪ي حِجْرٍۜ ﴿٥﴾

5 - Şüphesiz bunlarda, akıl sahibi bir kimse için üzerine yemin edilmeye değer bir özellik vardır.

اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍۙۖ ﴿٦﴾

اِرَمَ ذَاتِ الْعِمَادِۙۖ ﴿٧﴾

اَلَّت۪ي لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِي الْبِلَادِۙۖ ﴿٨﴾

وَثَمُودَ الَّذ۪ينَ جَابُوا الصَّخْرَ بِالْوَادِۙۖ ﴿٩﴾

وَفِرْعَوْنَ ذِي الْاَوْتَادِۙۖ ﴿٠١﴾

(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?

اَلَّذ۪ينَ طَغَوْا فِي الْبِلَادِۙۖ ﴿١١﴾

فَاَكْثَرُوا ف۪يهَا الْفَسَادَۙۖ ﴿٢١﴾

(11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍۙۖ ﴿٣١﴾

13 - Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.

اِنَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِۜ ﴿٤١﴾

14 - Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.