ve dâr-ı ücret ve mükâfat olmadığından, tarîkatın lezaizini ve ezvak ve keramatını kasden taleb etmemek lâzım geldiğini beyan eder.

YEDİNCİ TELVİH: Tarîkat ve hakikat, şeriatın hâdimlerinden olduğunu; tarîkat ve hakikatın en yüksek mertebeleri, şeriatın cüz'leri bulunduğunu; tarîkat ve hakikat, vesilelikten çıkmamak ve daima şeriata tebaiyette kalmak lüzumunu beyan edip, "Sünnet-i Seniye ve ahkâm-ı şeriat haricinde evliya bulunabilir mi?" diye suale, merak-aver bir cevab verir.

SEKİZİNCİ TELVİH: Tarîkatın sekiz varta-i mühimmesini beyan eder.

DOKUZUNCU TELVİH: Tarîkatın pek çok semeratından gayet şirin ve güzel dokuz adedini beyan eder.

Bu risale ehl-i tarîk olana ve olmayana bir iksir-i a'zamdır ve bir tiryak-ı enfa'dır.

ZEYL

En kısa ve selim ve en müstakim bir tarîkın esasını "Dört Hatve" namıyla, tezkiye-i nefsin ve tekemmül-ü ruhun medarı olan dört mühim dersi veriyor.

OTUZUNCU MEKTUB

Matbu', Arabî "İşarat-ül İ'caz Tefsiri"dir.

OTUZBİRİNCİ MEKTUB

Otuzbir Lem'adır.

OTUZİKİNCİ MEKTUB

Kendi kendine manzum tarzını alan matbu' "Lemaat" risalesidir. Aynı zamanda "Otuzikinci Lem'a" olup, Sözler Mecmuasının âhirinde neşredilmiştir.

OTUZÜÇÜNCÜ MEKTUB

Marifet-i İlahiyeye pencereler açan "Otuzüç Pencereli Risale" olup, bir cihette "Otuzüçüncü Söz" olduğundan Sözler Mecmuasında neşredilmiş, buraya dercedilmemiştir.

Yükleniyor...