izin var, hayvan gibi yemeğe izin yoktur. Şu bahtiyar ise tadar, işi anlar; yemesini te'hir eder ve intizar ile telezzüz eder.

Eğer bedbaht kardeş olmamak ve bahtiyar kardeş olmak istersen, Kur'anı dinle, muti' ol, ona yapış ve itaat et.

Eğer şu hikâye-i temsiliyedeki dekaikı fehmettin ise, hakikatı ona tatbik et. Mühimlerini ben söyleyeceğim. İncelerini de sen istihrac et.

Bak! O iki kardeş, ruh-u mü'min ile ruh-u kâfirdir; kalb-i sâlih ile kalb-i fâsıktır. O iki tarîk ise, tarîk-ı Kur'an ve iman ile tarîk-ı isyan ve tuğyandır. O yoldaki bostan ise, cem'iyet-i beşeriye içinde muvakkat hayat-ı içtimaiyedir ki, şer ve hayır, çirkin ve güzel karışıktır. O sahra ise, arz ve dünyadır. O arslan ise, ölüm ve eceldir. O bi'r (kuyu) ise, beden-i insan ve hayattır. O altmış arşın derinlik ise, vasatî ve ömr-ü galibî olan altmış seneye işarettir. O ağaç ise, müddet-i ömürdür. O beyaz ve siyah iki fare ise, gece ve gündüzdür. O ejderha yılan ise, ağzı kabir olan âlem-i berzaha giden yoldur. O haşerat-ı muzırra ise, beliyyeler ve musibetlerdir. O ağaçtaki yemişler ise niam-ı dünyeviyedir ki, niam-ı uhreviyenin listesi ve