VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP

Medar-ı hayret bir taarruzdur ki; kırk küsûr sene

{(*) Bu cevap 1953 senesine aittir. -Naşir-}

evvel yazılmış ve mükerreren tab' edilmiş bir meseleyi, Urfa Ehl-i Vukufu bütün bütün yanlış mânâ vererek; hem güya bu sene yazılmış diye bir propağanda namı vermişler. O mesele de budur:

Eski Harb-i Umumi'nin bidayetinde ve içinde, o harpte müttefikimiz olan Alman'la alâkamızı kırmak ve Garplılaşmak perdesi altında bir purutluğa, yani siyaseti dinsizliğe alet yapmaya çalışan bazı münafıklar diyordular ki: "Alman sosyalistlikle gidiyor, bizim dinimize zarar verecek..."

Ben de o zaman demiştim: "Sosyalistlik İslâmiyete ilişemez ve dinimize zarar veremez. Hem bizi sosyalistliğe sokamaz. Fakat Garblılaşmak, İngiliz ve Fransızın medeniyetinin fena kısmı, bizim dinimizi kısmen terk etmeye mukabil, zararlı bir medeniyete bizi mecbur edecekler. Onun fenalıkları iyiliklerine galebe eden böyle medeniyet; bizim müttefikimiz olan Almanın sosyalistliği dinimize ilişmediği ve bizi sosyalistliğe sevk etmediği için tercih ediyorum" diye o zaman demiştim.

İşte mes'elenin hakikati bu iken, kırk sene evvel bu mes'ele yazılmış ve neşredilmiş, kimse ilişmemiş ve mahkemelerde beraat görmüşlerdir.

Şimdi hasta olduğum için, müdde-i umumî ifademi almaya yanıma geldi ve dedi ki: "Urfa'daki ehl-i vukuf Hutbe-i Şamiye'nin zeylindeki vecizelerden, "sosyalistlik Garbî medeniyetlere müreccahtır" diye olan kelimesine bolşevikliğin lehinde bir propaganda yapılıyor" demişler.

Ben de dedim. Bolşeviklik ayrı, sosyalistlik ayrıdır. Sosyalist Alman nerede? Komünist Rus nerede? Hem bu kadar mânâsız, kırk küsür sene evvel yazılan bir meseleden dolayı Nur'un Urfa'daki üç kahraman talebelerini hapsettiler.

Yine müdde-i umumî dedi ki: "Ehl-i vukuf bir cümleyi daha medar-ı mes'uliyet yapıyor, o da: Sizin M. Kemâl'e 'Kemal, namaz kılmayan