vaktinde yapmaya başladı. Ve Ramazanın ahirindeki hilâlde bitirdi. Hem de derki: "Bu Ramazaniye kitabımı kim alsa, her kıt'asını dikkatle okumasa, lafz ve nazmın perişaniyetine bakıp mânasının anlamasına çalışmasa helâl etmem. Çirkin bir sadefte güzel bir cevher bulunabilir."

Kitabındaki tesadüfe dair konuşurken; semada hilâl yıldız, Sancak-ı İslâmın resmini tersim etti. Amucama dedim: "Kitabındaki tesadüf, sahife-i semada tanzir ediyor." Cevaben dedi: "Ben zaten tesadüf denilen şey'i kabul etmem. Herşeyde bir hikmet var. Hem tesadüf tekerrür etse, tesadüf olamaz. Bir kasdı ihsas eder. Kâinat birbiriyle münasebettardır. O dakik münasebatın mânâları var. Vâzıhan bilmediğimiz için tesadüfle tabir ediyoruz." İşte bütün bunlardan tefeü'l çıkıyor ki:

İ'lâ-yı Kelimetullahın bayrağı olan (Hilal yıldız Bayrağı) teâli edecek. Eski şevketini bulacak, İnşaallahü Teâla!..

* * *


Âsarı Hakkında Takrizen Küçük Amcam Böyle Söylemişti.

Hakkın cevher-i âlisiyle elmas-ı hakikatten, şükuka karşı yapılmış olan bir seyf-i katı'dır.

Müzehheb basamaklı şu semavat-ı kemâlata, uruc etmek için hakkıyla bir nuranî mirkattır.

Küçük Biraderi Abdülmecid

* * *