ط

- Zevkkiy-yül meslek ehl-i tasavvufun, vahdet-üş şuhûdu tazammun eden vahdet-ül vucûdları, Allah hesabına kâinatı inkârdır. Ehl-i felsefenin, zaif-ül i'tikad ehl-i nazarın, vahdet-ül mevcudu tazammun eden vahdet-ül vucûdları kâinat hesabına Allahı inkârdır, sofestâiliktir. Daire-i esbâbın te'sirinden kendini kurtarmayan bir ruh, vahdet-i vucûddan dem vuramaz.

* * *


ط

- Cüz'-ü lâ-yetecezza zerresinden insana, insandan şems-üş şümusa, müteselsil mahrutî silsilenin vasatındaki cevher-i ferîdi, insan-ı mükerremdir.

* * *


ن

- İnsanın meşhur havassından başka havassı vardır. Zaika gibi bir hiss-i saika, hem bir hiss-i şaika vardır. Hem gayr-ı meş'ur hisler çoktur.

* * *


س

- Bâzan arzu, fikir suretini giyer. Şahs-ı muhteris arzu-yu nefsanîsini fikir zanneder.

* * *


ط

- Garibdir ki, bazı adam pis bir çamura düşer, kendini aldatmak için misk ü anber diye yüzüne gözüne bulaştırır.

* * *


س

- Şehid velîdir. Cihad, farz-ı kifayeden farz-ı ayne, belki muzaaf bir farz-ı ayn hükmüne geçmiştir. Hacc ve zekat gibi, cihadda da niyetin tasarrufu azdır. Hattâ adem-i niyet dahi asıl nokta-i nazarından niyet hükmündedir. Demek zıdd-ı niyet, yakînen tebeyyün etmezse, cihad şehâdet-i hakikiyeyi intac eder. Zîrâ vücûb tezauf etse, taayyün eder. İhtiyarı