olduğu halde; ehl-i Kur'an ve imana, dehliz-i cinandan rahmet-i Rahman'a ve zindan-ı dünyadan bostan-ı bekaya açılan bir kapıya döner. Ve o müdhiş arslanın munis bir hizmetkâra ve müsahhar bir ata dönmesi ise, mevte işarettir ki, mevt ile ehl-i dalalet bütün mahbubatından elîm bir firak-ı ebedî içinde, kendi cennet-i kâzibe-i dünyeviyelerinden ihraç ve vahşet ve infirad içinde zindan-ı mezara idhal olundukları halde; ehl-i hidayet ve Kur'an için, o mevt müştak oldukları ahbablarına visal ve hakikî vatanlarına vusul ve zindan-ı dünyadan bostan-ı cinana davet ve Hannan, Mennan, Deyyan ve Rahman'ın rahmetinin fazlından, hizmetlerine mukabil ahz-ı ücret etmelerine vesiledir.

Elhasıl:

Hayat-ı fâniyeyi esas maksad yapan, zahiren cennet içinde olsa da, manen cehennemdedir. Hayat-ı bâkiyeye müteveccih olan zât ise, saadet-i dâreyne mazhardır.

اَللّٰهُمَّ اجْعَلْنَا مِنْ اَهْلِ السَّعَادَةِ وَ الْقُرْاٰنِ وَ اْلا۪يمَانِ اٰم۪ينَ

* * *