yaptığından, ene dahi libasını değiştirir, yırtılmış Said'i atar, yeni Said'i giyer.

* * *


"İn'ikas (*) ya hüviyeti veya hüviyetle hâsiyeti veya hüviyetle mahiyeti tutar."

{(*): Tulûat'ın âhirine dikkat.}

Biri birinden eltaf ve eşeff, kudretin çok âyineleri vardır. Camdan suya, sudan havaya, havadan esîre, esîrden âlem-i misale, hattâ zamana, hattâ fikre ilââhir tenevvü' ediyor. Suda kesifin aksi, aslın aynı değilse, nuranîde gayrı da değil, havada aynıdır.

Hava âyinesinde bir kelime milyonlar kelimat olur. Kudretin şu matbaasında sırr-ı tenasül, kalem-i sun'-u İlahî acib istinsah ediyor.

فَتَبَارَكَ اللّٰهُ اَحْسَنُ الْخَالِق۪ينَ

* * *