da düşmanla savaş yapıldı. İlk saldırıda düşman bozuldu. İslâm ordusu Maan'a vardı. Kayser'in yüz bin askerden ziyade bir ordu çıkardığı duyuldu. Fakat İslam ordusu geri dönmeyip Mu'te'ye kadar yürüdü. Burada şiddetli bir savaş oldu.

155- Mu'te savaşında İslâm sancağını tutan Zeyd İbni Harise, sonra Cafer İbni Ebû Talib ve daha sonra Abdullah İbni Revahe Hazretleri şehid düştüler. Sonunda Allah'ın kılıcı (Seyfullah) ünvanını taşıyan meşhur Halid İbni Velid, İslâm askerlerini başına topladı. O gün başarı ile savaştı. Ertesi gün yine aslanca savaşa başladı. Ordunun iki kanadına yer değiştirdi.

Müslümanlara yardımcı kuvvet gelmiş zannı ile düşmanın gözü yıldı. Sonunda düşman ordusu bozulup geri çekildi. Hazret-i Halid de bundan faydalanarak İslâm ordusu ile Medine'ye döndü.

156- Müslümanların Romalılarla yaptıkları ilk savaş bu Mu'te savaşıdır. Bu savaşta üç bin müslüman, yüz bin Rum'a galib gelmişti. Bu olay, müslümanların ne yüksek manevî bir kuvvete sahib olduklarını isbata yeterlidir.

Bu savaş Mu'te'de devam ederken, Peygamber Efendimiz savaş alanında neler olduğunu, gözleri önünde imiş gibi görüyordu. İslâm sancaktarlarının şehid düştüklerini, gözleri yaşlı olarak yanında bulunan ashaba haber veriyordu. Hazret-i Cafer'e kesilen iki koluna karşılık, Allah tarafından iki kanat verildiğini de müjdeliyordu. Bundan dolayı bu muhterem şehide Cafer-i Tayyar (Uçan Cafer) denilmiştir. Yüce Allah bütün ashab-ı kiramdan razı olsun, âmin...

Mekke'nin Fethi

157- Hicretin sekizinci yılında Beni Bekr kabilesi, müslümanların koruması altında bulunan Huzaa kabilesi üzerine ansızın saldırırdı. Kureyş Reislerinden bazıları da Beni Bekr kabilesine yardımda bulunmuştu. Bu arada Huzaa kabilesinden yirmi üç kişi öldürülmüştü. Böylece Mekkeliler Hudeybiye Andlaşmasını bozmuşlardı. Huzaa kabilesinden bir cemaat Medine'ye gelerek uğradıkları felâketi anlattı ve yardım istediler Peygamber Efendimiz Ramazan ayının onuncu gününden sonra, on bin kişilik bir ordu ile Medine'den yola çıktı. Yolda "Beni Süleym" kabilesi de bu orduya katıldı. Mekke'ye doğru yürüdüler.

158- Peygamber Efendimizin muhterem amcası Abbas (radıyallahu anh) evvelce müslüman olmuştu; fakat Mekke'de oturduğu için müslümanlığını gizlemişti. Bu defa İslâm olduğunu açığa vurarak Medine'ye doğru gelmekte iken İslâm ordusuna rastgeldi. Bu kutsal ordu ile tekrar Mekke'ye döndü. Peygamber Efendimiz buna çok sevindi ve ona şöyle hitab etti: "Ey Abbas! Sen muhacirlerin sonuncusu oldun."