da -mahdud bile olsa- bazı asalet fukarası soysuzların açığa vuran istihfaf ve sinsi hücumları.

Yarabbi! Neden bizi böyle her kıymet ve fazileti paçavraya döndürecek kadar pespâyeleştirdin? Biliyoruz, sana karşı günahımız çok ve büyüktür. Yeter yâ İlahî, yeter bu sukut bize!

Cevat Rifat Atilhan

* * *


Bedîüzzaman kimdir?

Bedîüzzaman, mahud ve mühlik uçurumlarla dolu olan içtimaî seyrimizi, manevî değerler bakımından bir nur-u imanî ve ziya-yı irşadî ile taht-ı emniyete almağa çabalayan ve bu hususta bilmenin, kendi kendini idare etmek; bilmemenin, körükörüne idare olunmak hakikatına vücud vereceğini halk kitleleri arasında temessül ettiren insandır.

Bedîüzzaman, ahlâkî kıymetler ve millî hasletlerin pozitif ilimlerle müvazi olarak kat'-ı mesafe edemediğini, bu mana ve şekil müvacehesinde yetişen çöl kadar kuru ve boş ruhlarla bulanmış gençliğin, istikbalde milletimizin rü'yet ufkunda bir kara bela olacağı hakikat-ı kat'iyyesini gözlere sokan ve çare-i halâsı da gösteren kimsedir.

Bedîüzzaman, şark ve garb arasındaki azîm müfarakatın, şahsiyet mefhumunun daralma ve genişlemesinden neş'et ettiğini gören ve asrın maymun taklidçiliğine varan şahsiyetsizliği önünde, şahsiyet mefhumunun İlahî yüksekliğini gönüllerin mihrak noktasında sembolleştirmeğe tevessül eden âlimdir.

Bedîüzzaman, hür adamların, hür memleketinin İlahî kuruluş felsefesini, akıllara ve gönüllere nakşeden din adamıdır.

Bu necib millet, Bedîüzzaman gibi nefsindeki menfaat putunu deviren insanların hizmetine çok, ama çok muhtaçtır.

Hukuk Fakültesi'nden

Ziya Nur

* * *