Gazeteci ılhami Soysal, bu görüşmeden sonra, Akşam gazetesinde Bediüzzaman’ı şöyle tarif ediyordu:
“...Karyolanın üstünde sırtı yastıklarla desteklenmiş, başında puşuya benzer bir sarık bulunan gür beyaz bıyıklı, yeşille mavi arası çini parıltılı, acaib ve keskin bakışlı Bediüzzaman Said-i Nursi ile göz göze geldik.”(19)
CHP MENSUBU GAZETELERİN İFTİRALARINA CEVAB
1957 seçimi yaklaştığı günlerde, yine ınönü ve CHP yanlısı bir çok gazeteler, iftiralarla güya Menderes Bediüzzaman’a bir hususi otomobil almış, o da seçim propagandası için köylerde dolaşıyormuş diye yaygara yapıyorlardı. Buna karşılık Üstâd’ın hizmetkârları Isparta emniyeti muhatap olmak üzere bir cevap yazdılar ve neşrettiler. O cevab aynen şöyledir: (Bazı bölümlerini alıyoruz)
“Üstâd’IMIZIN KÖYLERDE DOLAşTIşINA DAİR ÇIKARILAN
UYDURMA HABERE KARşI BİR CEVAB
Üstâd’ımız Said-i Nursi’nin iki senedenberi misafir bulunduğu Isparta emniyetine bir maruzatımızdır:
1- Üstâd’ımız Said-i Nursi otuz senedenberi bu Anadolu memleketinde gezdiği için, bütün vilâyet ve kazalarda kendisini zabıtanın bir misafiri olarak telâkki etmiş.. Ve zabıta efradı da daima dostane ve himayetkârane muamele göstermiştir, Kur’ân’ın hakiki ve parlak bir tefsiri olan Risale-i Nuru Isparta’da otuz sene evvel te’life başlıyan Üstâd’ımız, hakaik-ı imaniyeye gayet te’sirli bir surette hizmet etmekle, tamamen ahirete müteveccih olan bu hizmetinin dünyevî bir faydası olarak: ıman sebebiyle kalblerde fenalığa karşı daimî bir yasakçı bırakmıştır. Bunun neticesidir ki, asayişin teminine vesile olmuştur.
Evet, Üstâdımız adalet-i hakikiyeyi ifade eden Yani: “Birisinin hatasıyla başkası mes’ul olmaz” ayet-i Kur’âniyesi ve “Bir masumun hakkı yüz şerir için dahi feda edilemez” gibi düstur-u Kur’âniye gereğince, yüzde on zalim yüzünden doksan masumlara zarar vermek hakiki adalete, evamir-i Kur’âniyeye tamamen zıdtır diye her tarafta neşretmiş.. Ve kendisine, zulüm yapılmasına karşılık, “Millet-i İslâmiyenin selâmeti
Yükleniyor...