“İTİRAZNAMENİN TETİMMESİDİR
Isparta Sorgu Hâkimliğine gönderilmek üzere,Emirdağ Sorgu Hâkimliğine!
Isparta C.M.U’nin 25.3.956 tarih ve 311/18 numaralı esas hakkındaki iddianamesine kanunî müddet zarfında itirazımdır.”(80)
Muhterem hâkim! Bana isnad olunan suç: “Lâikliğe aykırı olarak devletin içtimaî, iktisadî, siyasî veya hukukî temel nizamlarını dinî esas ve inançlara uydurmak amacıyla gizli cem’iyet te’sis etmek, tanzim, sevk ve idare etmek.. ve Türk Ceza Kanununun 163. maddesine göre cezalandırılmam” taleb olunmaktadır.
şimdi hak ve insaf kaideleri içerisinde bir an düşünelim! Bana isnad olunan bu suç dolayısıyla beş defa Ağır Ceza mahkemelerinde beraet kararı almış bulunmaktayım.. Ve hem de üç sene evvel Malatya hadisesi münasebetiyle alâkadar yirmi mahkeme: “Suç yoktur” diye hükmetmiştir. Hem otuz sene içinde hiç bir mahkeme cem’iyetçiliğe dair en küçük bir delil bulamamış ve temyiz mahkemesi verilen beraeti ve Risalei Nur kitaplarının iadesini tasdik etmiş ve bu mes’ele kaziye-i muhkeme haline gelmiştir.
(79) Bu davada, Üstâd’ın Urfâ daki üç fedai talebesi olan Zübeyr Gündüzalp, Abdullah Yeğin ve Hüsnü Bayramoğlu da Urfa cezaevinden alınarak, elleri kelepçeli şekilde jandarmalarla Isparta hapsine getirilmişlerdi.
(80) Herhalde bu itirazname bir avukat tarafından kaleme alınmış, fakat Hazret-i Üstâd onu okumuş ve tasdik etmiş olarak imzasını koymuştur. Çünkü tarz-ı ifadesi Üstâd’ın sair ifadelerine pek benzemiyor. A.B.
Hakikat-ı hal böyle olduğu halde, şimdi yine aynı suç için ceza talep olunması, Ceza kanununun umumî prensiblerine ve Türk Ceza kanununa aykırı değil mi? Eğer bu suçtan hakkımda dava ikamesini taleb eden zat, aynı suçtan beraet ettiğimi bilmiyorsa, kusur benim midir?
şeytanların dahi elini çektiği, ahiret kapısında bekliyen bir kimsenin işlemiş olduğu fiil ve hareket, âriz-âmik tedkik olunmadan mahkemelere sürüklenmesi, vicdan ve adaleti rencide etmez mi?
Muhterem hâkim! Merkezi Isparta’da olmak üzere tarafımdan bir cem’iyetin kurulduğu ve Nur Risaleleri diye yazdığım eserlerin de bu cem’iyetin nizamnamesi ve bunu okuyan Müslümanların ise Nur talebeleri ve binnetice farazî cemiyetin a’zası kaydedilmiş olduğu.. Ve nihayet bu cem’iyetin Irak’ta kurulmuş Müslüman Kardeşler cem’iyetiyle de irtibat te’min etmiş olduğu gibi şeyler maalesef iddia edilmektedir.
Yükleniyor...