Ezher mezunu Konyalı Mustafa Akdedeoğlu anlatmış:
“Üstâdı ikinci ziyaretimdi. Mısırda beraber okuduğumuz Ali Özekle beraber, Fatih Çarşambada bir evde ziyaretine gittik. Mısırdan geldiğimizi söyleyince bize şöyle hitap etti:
“Sizin gelmeniz çok iyi bir tevafuk oldu. Mısırdan şeyhül-ıslam Mustafa Sabri Efendi bana bir kitabını göndermiş.. Ve Risale-i Nur külliyatı içinde neşrini istiyor... Fakat bunu Risale-i Nur içinde neşrine müsaade(1) yoktur. Çünki kitabı içinde çok ihtilaflı meseleler vardır. Risale-i Nur’un meşrebi ise ittifaktır. İhtilaf meşrebi değildir.
Benim çok selamımı söyleyin. Yinede kitabının başım üstünde yeri vardır. Bunları aynen söyleyin” dedi.
Üstâd’IN EMİRDAş’A DÖNÜşÜ
İstte, geçen hesap ile, Üstâd’ın İstanbul’dan Emirdağ’a bu defaki dönüşü, kuvvetli tahminlerle 1953’ün Temmuzu sonudur. Bu hesaba göre Hazret-i Üstâd bu defa İstanbul’da yaklaşık üç ay kadar kalmıştır.
Hazret-i Üstâd İstanbul’dan Emirdağ’a döndükten sonra, burada bir hafta kadar istirahat etmiş ve sonra da Eskişehir’e giderek, Yıldız Otelinde bir kaç gün misafir kalmıştır. Bu sırada, Isparta’dan onu Isparta’ya götürmek için Eskişehir’e gelen Tahiri Mutlu Ağabey ile diğer hizmetkârları refakatinde 23 Ağustos günü Isparta’ya şeref vermişlerdir. Bu bahsi ilerde ve tarihi sırasında ayrıca ele alacağız.
(78) Emirdağ- 2, s: 62.
( 1 ) ”Allahü a’lem, Mustafa Sabri Efendinin o kitabı “Mevkıf-ul beşer tahte sultani-lkader”eseri olabilir. A.
Üstâd’IN DÖRDÜNCÜ MAHKEMESİ
(Bu mahkeme Isparta’da)
Hazret-i Üstâd Isparta’ya, son ve daimi ikamet için gitmeden evvel, 5 şubat 1953 günü Isparta’lı Hüsrev Altınbaşak’ın evi bir ihbar üzerine aranmış, Nur risalelerinin gönderildiği yirmibeş kadar adresler ele geçmiştir. Bu sebeble, Türkiye’de bir çok yerlerde Nur talebelerinin ev ve iş yerleri aranmış ve davalar açılmıştı. Isparta savcısı Türkiye’de Nurculuk dosyalarının birleştirilmesi ve Isparta adliyesinde ona bakılması için harekete geçti. Ancak Türkiye’nin muhtelif yerlerinden gelen dosyalar, kimisi takibsizlik, kimisi men’i muhakeme ile, kimisi de emniyet araştırmasında bir suç görülmeden sonuçlanmış olduğu; az bir kısmı da henüz soruşturma saf’hasında iken Isparta’da toplanmıştı.(79) Böylece Isparta C.Savcılığı tahkikatını bitirdikten sonra, gizli cem’iyet maddesiyle 954/311 tarihli iddianamesini hazırlamış ve Türkiye çapında mezkûr maddeden seksen dokuz kişinin Isparta Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmak üzere, dosyayı Isparta Sorgu Hâkimliğine tevdi’ etmiştir. Sorgu Hâkimliği de dosya üzerinde ve bir çok kimsenin ifade ve sorgulamalarına baş vurarak uzun bir tahkikat yapmış.Tabiî bu arada cem’iyetçilik isnadıyla, Üstâd Bediüzzaman Said-i Nursi’nin ismi de
Yükleniyor...