AFYON MAHKEMESİNİN TE’HİRLERİ

Az üstte kaydettiğimiz veçhile, Afyon mahkemesi çeşitli tarihlerde vardığı mütebayin kararlar ve bunların temyizce bozulması şeklinde devam ederken, çok sürüncemeli te’hir üstüne te’hir veriyordu. Bu te’hirlerden birisi için 24.952’de Hazret-i Üstâd’ın İstanbul’a mahremce gönderdiği bir mektupta hiddetli şekilde bu gelen sözleri yazıyordu:

(27) Emirdağ-2 Müntehap küçük dosya sıra no: 36 ve yeni Yz.Emirdağ-2, s: 53.

(28) Emirdağ-2 Müntehap küçük dosya sıra no: 38.

“İstanbul’a gönderdiğimiz bir pusuladır. Beray-ı malûmat size gönderiyoruz.

(Mahremdir, haslara mahsustur)

Aziz Sıddık kardeşlerim!

1- Kat’iyyen tahakkuk etti ki: Bize karşı zındık düşmanlarımızın tahrikatıyla ve Ankara’da bazı dinsiz masonların plânıyla mahkeme bütün kuvvetiyle Risale-i Nur’un intişarına mâni’ olmaya çalıştıklarını; ve Nurcuların da tesanüdlerini kırmak, birbirinden soğutmak hakkımızdaki en baş proğramlarıdır. Medar-ı mes’uliyet hakikat noktasında bir şeyi bulamıyorlar. Resmen savcı demiş, makamata yazmış: “Denizli beraeti bütün bütün Risale-i Nur’u parlattı ve tevsi’ ettirdi. Ona karşı susturmak ve söndürmeye çalışmak Iâzımdır”

İşte bu dehşetli plânları içindir ki, iki üç günlük işi, üç sene bahanelerle uzatıyorlar.

İşte ey hakiki Nur şâkirdleri! Birinci vazifeniz, bu dinsizcesine hücuma karşı bütün kuvvetinizle Nurların perde altında neşrine ve muhafazalarına, onların maksadı aksine olarak kardeşlerinizin mabeyninizde tesanüdün takviyesine çalışmaktır. En ziyade lâzım ve ehl-i imanın imanına kuvvetli bir hizmet ve bu vatanın saadetine en ehemmiyetli bir medar-ı saadet budur.

2- İstanbul’daki Zülfikâr’ı bütün tedbirinizle ve kuvvetinizle müsadereye meydan vermemek ve zâyi’ olmamak için muhafaza edip emin ellere yetiştirmektir. Çabuk cildleyiniz, hem çok ihtiyat ve tedbirle otuz kırk tane şahsıma emin bir zatla acele gönderin.

3- Bu muhakememizin te’hiri, gerçi onların plânıyla aleyhimizdedir. Fakat hakikatta Nurun hiç bir şeye alet olmadığını, hakaik-i imaniyeden başka bir maksad bulunmadığını göstermek ve ehl-i imanın tam i’timad ve kanaatlarına vesile olmak, bu tarafgirane, garazkârane seçimler zamanında kader-i ilâhi hakkımızda bu te’hire müsaade verdi.

Elbaki Hüvelbaki

Said-i Nursi”(29)


 /  
2249
Yükleniyor...