“LÂTİF BİR İNAYET:
Üstâd’ın bugün konuşmakta ve çalışmakta hiç iktidarı yoktu. Zehirin şiddetiyle konuşamıyordu. Kahraman Bayram, otuz sekiz Asay-ı Musa’nın Arabisini(16) getirdi. Üstâd’ımız bir saat ve bir kaç dakika içinde kemal-i dikkatle tashih etti. Ben ve kardeşim Bayram ikimiz listeyi yazıyorduk. Üstâd’ımıza yetişemiyorduk. En nihayet biz Üstâd’ımıza yetiştik. Üstâd’ımız da tashihi bitirdi. Bu hali harika gördük.
Bu münasebetle Üstâd’ımız buyurdular ki: “Medreset-üz Zehra erkânlarının bana yazdıkları güzel mektuplarına mukabil, hem onların hem bütün Nurcuların Ramazan-ı şeriflerini hem leyle-i kadirlerini hem bayramlarını bütün ruh-u canımızla tebrik ediyoruz. Hem onların dualarına âmin âmin diyoruz. Hem eğer hayatta kalsam, Bayramdan sonra yine görüşeceğiz.”diyorlar. Hem sizlere de çok selâm ediyorlar.
Emirdağ Nurcuları namına
Mustafa”(17)
İşte Hazret-i Üstâd’a yapılan su-i kasıdla zehir hadiselerinin l5.sinin hikayesi böyle... Tabii ki, bu zehirle su-i kasıd tecrübeleri bitmedi, devam etti. Üstâd’ın vefatına kadar altı defa daha bu zehir tecrübeleri yapıldı.
Lâhika mektuplarında topyekün ondokuz defa zehir hadiselerinden bahsedilmişse de; 1959 Kasımında Üstâd’ımızın ziyaretine gittiğimde:” bana “ yirmi bir defa zehir verdiler” diye bahsetmişti.(18)
Bütün bu zehirlendirilmeler,gizli zındık komitelerinin gizli ve sinsi plânlarıyla gerçekleşiyordu. Amma zavallı bazı kimselerin eliyle oluyordu. Hazret-i Üstâd Bediüzzaman’la 1907’lerden beri mücadeleye girişen ve bilahare aynı komitenin gizli adamlarının bir çoğu maalesef CHP içinde çöreklenerek, gâh hükûmetin kuvvetinden istifade yoluyla, gâh böyle gizli zehirlerle Üstâd’a hücum edenlerin bu fiilleri giizli dinsizlik ve farmasonluk adına olduğu kat’idir. Amma Allah’ın hıfz ve emanında bulunan Bediüzzaman’a hiçbir şey olmuyordu ve olmadı da...
(15) Emirdağ-2 Müntehap dosya sıra no:17
(16) Asa-yı Musa’nın Arapçâ va tercüme edilmesi 1950 senesi içinde Molla Abdülmecid’e Üstâd’ın ilk iş olarak yaptırdığı gibi, Üstâd da Arapça Hutbe-i şamiye’yi aynı sene içindeTürkçe’ye tercüme etti. A.
(17) Emirdağ-2 Müntehap küçük dosya sıra no: 2
(18) Erzincanlı Re’fet Kavvukçu’nun hatırasındada yirmi bir defa zehir sözünü Üstâd’dan bizzat dinlediğini yazmaktadır. (Bkz. Son şahitler-2 S: 233).
Yükleniyor...