“Üstâdımız hakkında olan iftiranın ve acib yalanın bir nümunesi şudur ki: Beş sene evvel dehşetli ve zehirli bir hastalığa binaen yatsıdan sonra iki hizmetçisini çağırmış ki, bayılmasına ve kusmasına binaen hizmet etsinler.O vakitten beri biz bütün buradaki onu tanıyanlar biliyoruz ki, şimdiye kadar akşam namazından sonra, ta sabah güneş doğuncaya kadar hiç kimseyi kabul etmiyor. Buna biz şehadet ediyoruz. Yalnız bu Ramazan bayramının akşamında kendi yediği yemeğine gizli düşmanı bir fırsat bulup zehir attığı için, bilmiyerek bir kısmını yemiş. Yatsıdan sonra, seksen sene ömründe görmediği gayet dehşetli bir zehirlenmekle beraber şiddetli bir sıtma ve dört beş defa kusmakla hayatından ümidini kestiği için, karşı evdeki iki hizmetçisini çağırıp, son vasiyetini yapmak için o acı ve acınacak halinde aşağı kapıya inmiş, bekçiye demiş: “Ben ölüyorum, sıtmadan tahammülüm kalmadı. Hizmetçilerim gelsin” karşıdaki komşucağız haber aldı ve gitti hizmetçiyi çağırdı ve bekçiye dedi “Kuvvetim kalmadı, düşeceğim” bekçi koltuğunun altına girip yukarıya çıkarmış. İki hizmetçisi gelip sobayı yaktılar. Kustuğu kilimi temizlediler.
İşte beş sene zarfında güneşin gurubundan tulu’una kadar, bu tek bir muamele, gece iki hizmetçisi yanına gelmiş.. Bu acınacak bir tek muameleyi resmi âmir bunu bu surete çevirmiş ve makamata yazmış ki: Said-i Nursi gece yanına ziyaretçiler kabul ediyor” yani siyasî bir maksadı var, gece toplantı yapıyor.
Bu bir yalan değil, yüz cihette yalandır. Hatta aynı günün bayram günü kapısında ilân yazıp dostlarını bayramlaşmak için kabul etmemiş.. Böyle bir resmi memur böyle bir iftirayı, böyle garip ve ihtiyar ve hasta otuzbeş sene gazete okumayan ve siyaseti terk eden ve üç mahkeme dört sene zarfında onun siyasetle ve dünya ile alâkadar medar-ı mes’uliyet bir maddeyi ispat etmediğinden; elbette bu tarz iftirayla ona böyle ilişmek, damarına dokundurmak; Vatan ve millet ve İslâmiyetin zararına ve hârici komitelerin menfaatına olduğuna kanaât ediyoruz ve emare ve delillerini gösterebiliriz.
Haşiye: Hem bu yalanı resmileştirmek için bekçileri çağırmışlar ki:” geliniz gecede ziyaretçileri kabul ettiğini imza ediniz!” diye karakol çavuşu bekçilere demiş. Bu asılsız yalanı bekçiler imza etmemişler.
Emirdağ Nurcularından
On dört imza”(20)
Yükleniyor...