AFYON HAPSİNDEN SONRA EMİRDAş HAYATI
Afyon hapsinden sonra, Üstâd’ın hayatı hakkında büyük Tarihçe-i Hayat kitabı diyor ki: (Kısaca bir meal alıyoruz)
“Afyon hapsinden sonra Üstâd’ın hayatında ve hizmet-i Nuriyede şöyle bazı inkişaflar olmuştur:
Bu tarihe kadar Hazret-i Üstâd, evinde tek başına yatar, başka kimseyi yanında bulundurmazdı. Akşamdan ta ertesi günü kuşluk vaktine kadar kapısı kilitli bulunurdu. Bu tarihten sonra ise, (yani Afyon hapsinden sonra) sadık talebelerinden bazılarını hususî hizmetine kabul etti. Bu talebeleri geceleri de Üstâd’ın yanında kalmaya başladılar. Amma Üstâd’ın odası yine mutlaka ayrı idi. Bir hizmet olduğu zaman ancak odasına girilebilirdi.
Yine aynı tarihten sonra, Üstâd kendisini bir üçüncü Said(1) merhalesinde olduğunu görüyordu. Hizmet-i Nuriyede de küllî inkişaflar başlamış, bilhassa yüksek tahsil gençliği Nur hizmetine el atmış, hizmetine koşmuşlardı. Böylelikle, Afyon hapis musibeti rahmet-i ilâhiyye ile bir çok cihetlerle büyük, nurlu inkişaflara vesile olmuştu.
Bu tarihten sonra da devam eden Afyon Mahkemesi, başta Üstâd olmak üzere Nur talebeleri mahkeme günlerinde, bir çok vilâyetlerden gelen Nur talebeleri Afyon’da toplanır, birbiriyle tanışır, Üstâd ve Nur hizmeti hakkında malûmat edinir giderlerdi. Samimî uhuvvet ve ihlâs dersleri alır dönerlerdi. Mahkeme günleri bir mücahidler kafilesi şeklinde saflar halinde mahkemeye gelir, ehl-i imanın kalblerine muhabbet ve şevk doldururlardı. Bu mahkemeler iman ve Œslâm davasına hizmet için teşvik edici vesileler oluyordu. Böylece Afyon mahkemesi ve hapis musibeti, din düşmanları rağmına bir çok fedaî kahramanların yetişmesine sebeb oluyordu.”
Yükleniyor...