Üstâd Hazretlerinin hapisten çıkıp Afyon’da kaldığı günlerde bir mektup daha yazdığını tesbit ediyoruz. O da Emirdağ-2 lahika kitabının birinci mektubudur.

Üstâd’ın, üstte kaydedilen mektubunda bahsini yaptığı; Afyon hapsi son günlerinde Nur talebelerini derecelerine göre her birisini kendisine vâris olarak bıraktığı ve ilmî icazet ve şehadetname verdiği hakkındaki mektubunu da buraya bu münasebetle kaydetmeyi uygun bulduk:

(163) E1 vazma Emirdağ-1 aslı kitap-, s: 652.



Aziz Sıddık kardeşlerim!

Bayram tebriki ile beraber her birinizi derecesine göre birer Said ve birer vârisim ve benim yerimde Nurlara birer bekçi, muhafız olarak manevi bir hatıraya binaen kabul ettiğimi haber verdiğim gibi, şimdi de size beyan ederim.

Madem haddimden çok ziyade hüsn-ü zannınızla bana ulum-u imaniye ve hizmet-i Kur’âniyede bir Üstâdlık vermişsiniz.. Ben de her birinizi derecesine nisbeten, eski zaman Üstâdlarının icazet almaya lâyık olan talebelerine icazet-i ilmiyeyi verdikleri misillü icazet veriyorum(164) ve bütün kanaatımla ve ruh-u canımla sizi tebrik ediyorum. İnşaallah şimdiye kadar sadakat ve ihlâs dairesinde fevkalâde neşr-i envar ettiğiniz gibi, daha parlak devam edip, bu aciz, zaif mütekaid bir Said bedeline binler muktedir, kuvvetli, vazifeperver Saidler olursunuz.

Kardeşiniz

SAİD-İ NURSİ(Not)

(Not) Bunun bir suretini de alıp Konya kahramanlarına da ve daha Hüsrev’in münasib gördüklerine birer sureti verilsin.”(165)

Böylece Afyon hapis müddeti ve Afyon’daki günleriyle beraber yirmi iki buçuk ay Afyon vilâyetinde -nümuneleri görüldüğü şekilde- mazlûmane günlerini dolduran Üstâd Bediüzzaman Hazretleri, yine herhalde ve mutlaka Ankara’nın emri ile polislerin nezaret ve refakatinde 2 Aralık 1949 günü yeniden Emirdağ kasabasına getirilmiştir.


 /  
2249
Yükleniyor...