İkinci sualiniz: Cemaatın iştiyakını ve okuyanın niyetine göre efdaliyet tahavvül eder.
Üçüncü sualiniz: İç ihlâs bir fatiha muhtasar bir hatim hükmünde olduğundan ona vakit tahdit edilmez. Her vakitte gayet müstahsendir.
Dördünücü sualiniz: Kelâmını değil yalnız müezzin, her bir musallî her bir namazın selâmından sonra söylemesi şâfiice sünnettir. Hanefice dahi müezzin için her namazda sünnet olması gerektir...
{Barla Lahikası, Envar Neş’riyat, s: 251.}
Fıkhî ve Dinî Suallerden:
Layuhtîlik Mes’elesi
“Aziz Kaddeşlerim, Üstâd’ınız layuhtî değil.. Onu hatasız zannetmek hatadır. Bir bahçede çürük bir elma bulunmakla, bahçeye zarar vermez. Bir hazinede silik para bulunmakla, hazineyi kıymetden düşürtmez. Hasenenin on sayılmasıyla, seyyienin bir sayılmak sırrıyla insaf odur ki, bir seyyie, bir hata görünse de, sair hasenata karşı kalbi bulandırıp i’tiraz etmemek gerektir...
Biliniz kardeşlerim ve ders arkadaşlarım, benim hatamı gördüğünüz vakit, serbestçe bana söyleseniz mesrur olacağım. Hatta başıma vursanız, Allah razı olsun diyeceğim. Hakkın hatırını muhafaza için başka hatırlara bakılmaz...”
{Aynı eser ilk baskı Envar neşriyat, s: 99.}
İtikadî ve Dinî Mes’elelerden Olan:
Müslim-i Gayr-i, Mü’min Mes’elesi
“Müslim-i gayrı mü’min ve mü’min-i gayr-i müslimin manası şudur ki: Bidayet-i hürriyette ıttihatçılar içine girmiş dinsizleri görüyordum ki;
Yükleniyor...