Van Sürgün Olayı
Van’da yapılan sürgünler, gele gele sıra Bediüzzaman’a da gelmişti. Van’da yapılan sürgün hadisesi hakkında bir çok şâhidlerin ifade ve hatıraları vardır. Biz bu şâhitlerin hatıralarını nakletmeden önce, Üstâd Bediüzzaman Hazretlerinin o zulümkârane olan sürgünlük olayına, ilk başlarda bir tepkisinin belirtilerini burada kaydetmek isteriz.
Evet, Hazret-i Üstâd Bediüzzaman da, hükümetin yaş kuru demeden giriştiği o zulümkârane sürgünlük hareketinin icraatını gaddarane, çok haksız ve zalimane görmüş, hatta bir ara buna kendi ihtiyarı ile girmeme, boyun eğmeme yönünde bir tedbir düşünmüş; hududa, yani İran yakasına geçmeyi de tasarlamıştır. Bu niyet ve tasarısı hakkındaki tedbir ve düşünce, evvelâ Van’lı büyük âlimlerden, özellikle Van müftüsü şeyh Enver tarafından gelmişti. Hazret-i Üstâd da o tedbiri bir ara ma’kul karşılayarak mülâhazasını yapmıştı. Bu mülâhazayı talebe ve dostları olan diğer âlimlere ve Van’ın ileri gelen zevatiyle de istişare etmişti. İstişare ettiği kimseler içinde kardeşi Molla Abdülmecid Efendi de vardı. Ancak o tasarı bir çok kimseler tarafından ma’kul ve isabetli karşılandığı halde, Üstâd’ın kardeşi Molla Abdülmecid tarafından tasvib görmemişti.
Bu hadiseyi Hazret-i Üstâd çok zaman sonra, bir eserinde gayet zarifane bir şekilde şöyle ifade etmektedir:
“Öz kardeşim ve en birinci ve yüksek ve fedakâr talebem olan Abdülmecid’in Van’da güzel bir evi vardı. İdaresi yerinde, hem muallim idi. Hizmet-i Kur’âniye’nin daha revaçlı bir yeri olan hududa gitmekliğim için arzumun hilâfına olarak teşebbüs edenlere, içtihadınca güya menfaatım için iştirâk etmedi, rey vermedi. Güya ben hududa gitseydim, hem hizmet-i Kur’âniye siyasetsiz, safi olmıyacak, hem onu Van’dan çıkaracak idiler, diye iştirâk etmedi. Maksadının aksiyle şefkatli bir tokat yedi.
Yükleniyor...