Bu mevzu’da Bediüzzaman’ın eski talebelerinden Hamza Efendi’nin yazdığı, Bediüzzaman’ın kısacık hayat biyografisinde bu tarih için “İki sene üç ay” der, bir ayını eksik kaydeder.(310)
ESARETTEN FiRAR
Bediüzzaman Hazretleri’nin esaret hayatından firar etmesi hakkında bizzat kendi beyanlarından hatıralı bir kaç yazılarını okuyalım:
1- Sekizinci Lem'a'dan; “ “Hicri 1337 ediyor. İşte bu fakir, o tarih-i arabide Rus esaretinde, tek başımla Petrograd’dan, bir ay şimal-ı şarkî tarafından firar edip çok enva-ı mehâlik varken, Rusça bilmediğim halde, bir muhafaza-i gaybiye altında pek çok bilâdı seyr ü seyahat ettim. Ta Varşova, Avusturya tarikiyle İstanbul’a gelip, uzun bir daire-i arzda seyahat ettim. Hazret-i Gavs'ın dediği gibi, o esaret-i şarkiye ve o seyr-i bilâd-ı kesire içinde izn-i İlâhî ile istiğaseme medet görüyordum...”(311)
Hazret-i Üstâd’ın bu beyanında, Hicri 1337 (Miladi 1918)'de firar ettiğini; o ise, Hicrînin Milâdî karşılığı olan 1918 senesinde Hicrî yılbaşısı -ki Muharrem ayı 23 Kasım da olduğuna nazaran- herhalde Bediüzzaman Hazretleri 1917'nin 17 Ekiminde başlıyan Hicrî 1336 yılının içinde, yani Cemaziyelahir ayında ve 1918’in ilk baharında Rusya’dan firar etmiş olması kaviyyen muhtemeldir ki, İstanbul’a geldiğinde, H. 1337'ye 3 ay 11 gün kalmış oluyordu. Zira Hicrî yılbaşısı , 1918 yıl-başısına iki buçuk ay kala girilmiş oluyordu. Herhalde bu firar hadisesinin kış aylarının -özellikle o bölgenin- çetin kış şartları ortasında değil, ilkbahar aylarında tahakkuk etmiş olması lâzımdır. Ayrıca Bediüzzaman Hazretleri 26. Lem'a’nın dokuzuncu rica'sında; kefaletle alındığı Tatar mahallesinin camiinde iken; “Bahara yakın”(312) ve bir sahife sonra da “Bir kaç gün sonra hilâf-ı me'mul bir surette firar ettim.” tabirini kullanması da bu hükmümüzü te'yid etmektedir. Buna göre, eğer faraza Mart 15. 1918'de bu firar hadisesi başlamışsa, İstanbul’a ayak basışı olan 25 Haziran 1334 Rumî, 8 Temmuz 1918 Miladî arası, 3 ay 25 günlük bir yolculuk müddetini içine almış oluyor.
Ayrıca bu firar hadisesinin tek başına, yanında hiç arkadaş olmaksızın gerçekleştiği hem burada, hem 28. Lem'a’da ısrarla beyan edilmektedir
2- 28. Lem'a’da şöyle bir ifade vardır: “ “Hicri 1337, Rumî 2 küsur fark eder. O halde Rumî 1334’e iniyor. O tarihte yalnız, tek başımla Rusya'nın şimalinde, en korkulu bir vaziyette esaretten firar ettiğimin zamanıdır.”(313)
ESARETTEN FiRAR
Bediüzzaman Hazretleri’nin esaret hayatından firar etmesi hakkında bizzat kendi beyanlarından hatıralı bir kaç yazılarını okuyalım:
1- Sekizinci Lem'a'dan; “ “Hicri 1337 ediyor. İşte bu fakir, o tarih-i arabide Rus esaretinde, tek başımla Petrograd’dan, bir ay şimal-ı şarkî tarafından firar edip çok enva-ı mehâlik varken, Rusça bilmediğim halde, bir muhafaza-i gaybiye altında pek çok bilâdı seyr ü seyahat ettim. Ta Varşova, Avusturya tarikiyle İstanbul’a gelip, uzun bir daire-i arzda seyahat ettim. Hazret-i Gavs'ın dediği gibi, o esaret-i şarkiye ve o seyr-i bilâd-ı kesire içinde izn-i İlâhî ile istiğaseme medet görüyordum...”(311)
Hazret-i Üstâd’ın bu beyanında, Hicri 1337 (Miladi 1918)'de firar ettiğini; o ise, Hicrînin Milâdî karşılığı olan 1918 senesinde Hicrî yılbaşısı -ki Muharrem ayı 23 Kasım da olduğuna nazaran- herhalde Bediüzzaman Hazretleri 1917'nin 17 Ekiminde başlıyan Hicrî 1336 yılının içinde, yani Cemaziyelahir ayında ve 1918’in ilk baharında Rusya’dan firar etmiş olması kaviyyen muhtemeldir ki, İstanbul’a geldiğinde, H. 1337'ye 3 ay 11 gün kalmış oluyordu. Zira Hicrî yılbaşısı , 1918 yıl-başısına iki buçuk ay kala girilmiş oluyordu. Herhalde bu firar hadisesinin kış aylarının -özellikle o bölgenin- çetin kış şartları ortasında değil, ilkbahar aylarında tahakkuk etmiş olması lâzımdır. Ayrıca Bediüzzaman Hazretleri 26. Lem'a’nın dokuzuncu rica'sında; kefaletle alındığı Tatar mahallesinin camiinde iken; “Bahara yakın”(312) ve bir sahife sonra da “Bir kaç gün sonra hilâf-ı me'mul bir surette firar ettim.” tabirini kullanması da bu hükmümüzü te'yid etmektedir. Buna göre, eğer faraza Mart 15. 1918'de bu firar hadisesi başlamışsa, İstanbul’a ayak basışı olan 25 Haziran 1334 Rumî, 8 Temmuz 1918 Miladî arası, 3 ay 25 günlük bir yolculuk müddetini içine almış oluyor.
Ayrıca bu firar hadisesinin tek başına, yanında hiç arkadaş olmaksızın gerçekleştiği hem burada, hem 28. Lem'a’da ısrarla beyan edilmektedir
2- 28. Lem'a’da şöyle bir ifade vardır: “ “Hicri 1337, Rumî 2 küsur fark eder. O halde Rumî 1334’e iniyor. O tarihte yalnız, tek başımla Rusya'nın şimalinde, en korkulu bir vaziyette esaretten firar ettiğimin zamanıdır.”(313)
Yükleniyor...