görürsün.. Hatta bu nevi edebiyat,

{ Burada anlatılmak istenen “Edebiyyat nev’i” herhalde Allahü alem sadece düzgün ve hatasız konuşma nevi değildir. Belki konuştuğunu delillerle isbattan sonra, en güzel anlaşılır bir lisanla ve reddedilmez uslup ile anlatmakdır. –Mütercim–}

adeta bütün fenlerin sultanı gibidir denilebilir. Feteemmel!

ŞİMDİ AYETLERİN TAHLİLİ

Evet bu ayetin (üç ayetlerin) dahi üç çeşit nazım vecihleri vardır. Lâkin meal itibariyle önceki ayetle olan nazm ve irtibatı “Dört vecih” dendir.

irinci Vechi: Vaktaki Tenzil, önceki ayette insanın hikmet-i hilkatini beyan eyledi ki, o beyanda cevapların birincisi, evlası, umumîlisi. Ve iknaca en kolayı ve icmalce en güzeli ve en vecîzidir. Bu ayet ile de, avam ve havasın tatmin olacağı tafsilli bir cevabı vermiştir.

�kinci Vechi: Önceki ayette, vakta beşerin hilafet meselesini tasrih eyledi.. Bu ayetle de, Melaike karşısında o da’vayı insan nev’inin mu’cizesiyle burhanlaştırdı. (Yani insana ta’lim-i esma ile)

�çüncü Vechi: Önceki ayette, beşerin Melaikeye üstün, râcih geldiğine işaret eylediği gibi; bu ayette ise, o rüchaniyyet ve üstünlüğün “limmî” burhanına remz eylemiştir.

ördüncüsü: Önceki ayette, insan nev’inin yeryüzünde Hilafet-i kübraya mazhar olduğunu telvih eylemiş.. bu ayette ise; bu da’vaya hüccet olarak, insanın bütün tecellilere (Esma-ı Hüsnanın tecellilerine) câmi’ bir nüsha ve etemm bir mazhar olduğunu telmih eylemiştir. Zira insanın mütenevvi’ istidatları ve istifade yanlarının pek çokluğu ile beraber; geniş ilim kabiliyetiyle ve keza beş zahir ve beş de batın havassı ile, hususan dibi, nihayeti olmayan vicdanıyla kâinatı ihata eylemiş gibidir. Bak, görmüyormusun ki; insan, mesela Balın tatlılığını iki vech ile, belki bir çok vecihlerle anlayıp bildiği halde, Melek ise, bunu tadarak bilememektedir.

 /  
505
Yükleniyor...