5-
لَكُمْ
ün takdimi (yani
خََلَقَ لَكُمْ مَافِيالْاَرْضِ
deki
مَافِيالْاَرْضِ
den önce zikredilmesi) işarettir ki; yer yüzündeki bütün eşyadan beşerin istifade ciheti, bütün gayelerin en önde geleni ve üstünü ve en birincisidir.
6-
عَلَيالْاَرْضِ
yerine
مَافِيالْاَرْضِ
yı, (yerin içindekileri diye) getirmesi; insan için menfaatların, yararlı şeylerin ekserisi yerin altında, kürenin karnında olduğuna işarettir. Ayni zamanda, insanları yerin cevfinde olan hazineleri taharrî eylemesine teşciı’ ima etmektedir. Bu ise, yerin altında ve içindeki madenlerin ve maddelerinin istifadesinde beşerin birden değil, yavaş yavaş ilerliyeceğine de delalet etmektedir. Yani: yerin, toprağın içinde daha bir çok başka maddeler ve unsurların olabileceğine; ve bu maddeler ve madenler, müstakbel ehlinin omuzundan hayat tekâlifinin zorlukları olan gıda ve saire gibi mühim işlerini hafifletecek imkanları gösterir.
7- Cümlenin sonunda gelen
جَمِيعًا
lafzı ise, bazı şeyler hakkında bir kısım insanların abesiyet, fuzûlîlik tevehhümlerini red etmek içindir.
---------------(((---------------
Amma ayetin ikinci cümlesi başındaki ö
ثُمَّ
{ Burada, bir sahife kadar evvelde tarafımdan hal edilmemiş, şimdi
ثُمَّ
lafzı ile hatıra gelen bir hususu kaydetmek istiyorum. Şöyle ki: “İki cüz’ün tarifi” diye olan mesele, ayetin iki cümlesinin ayrı ayrı iki çeşit efal-i İlahiye silsilelerini murad ettiğine, benim için hususî bir kanaat getirmiş. Bende kaydettim. –Mütercim–}
ise, yerin, dünya küresinin yaradılışından, tâ semavatın tanzimine kadar Allahü Tealanın kudretiyle göstermiş olduğu icadları olan silsile-i ef’al ve şuunatına işarettir. Aynı zamanda dünyanın, Küre-i Arzın yaradılışından sonra, nev-i
Yükleniyor...