İkincisi: Üstteki cümle kâmil bir kudrete delalet ediyor. Bu cümle ise, şamil bir ilme delildir.
---------------(((---------------
Şimdi cümle-cümle ayet heyetlerinin nazm ve diziliş keyfiyetine geçiyoruz:
{ Not: Merhum Molla Abdülmecid, şu ayetin bu cümlesini, “sarf ve nahv” ilmine göre ve kendi ilmî iradesine dayanarak tercüme değil, uzunca bir şerh ve tefsir yapmıştır. O tefsiri ile, eserin Arabî metni arasında nerede ise, bir münasebet gözükmüyor gibidir. Bu fakir, Arabî metnini aynen tercüme etmeye çalıştım. Dolayısiyle her iki tercüme arasında farklar göze çarpacaktır, arz eylerim. –Mütercim–}
İşte, evvelki cümlede istinaf vardır... Ve her iki cüz’ün tarifleri bulunmaktadır. Yani: kelam, iki cüzden ibaret olduğu, bu cüzlerde mübteda ve haber olduğu için, bu ikisinin muarref olarak gelmeleri vardır. Ve içinde haberin muarrefliği mevcuddur... ve
لَكُمْ
ün “lam”ı; ve bu
لَكُمْ
nın takdimi, başa alınması vardır.. Ve
ف۪ي
lafzı... ve
جَمِيعًا
kelimesi bulunmaktadır.
Tefsir ve İzah:
1- İstinaf meselesi: bu istinaf, mukadder bazı sualler ve bunların cevablarına işarettir ki,
هُوَالَّذِي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِيالْاَرْضِ جَمِيعًا
cümlesinin dizilişindeki beş çeşit vecihlerinde buna dikkat çekilmiştir.
Yükleniyor...