ördüncü Nokta: Kâinatın yalnız rakik, yufka bir vechi var değildir. belki tabaka üstüne tabaka olarak umumî ve muhtelif pek çok cihetleri bulunmaktadır. Ve bunlardan istifade yollarıda hem çok, hem de çeşit çeşittirler. Evet mesela senin bir bağçen olsa, sen ondan bir cihetle istifade ettiğin gibi; sair insanlarda başka bir cihetle –kuvve-i basire ile lezzet alma cihetleriyle– ondan istifade ederler. Hem şübhesiz bir hakikattırki; insanın alemden istifadesi, zahirî beş duyğusu ve batınî beş hassesiyle olduğu gibi; cismi ve ruhuylede ve keza aklı ve kalbi ilede ve keza dünyasında ve ahiretindede.. Ve keza yine ibret alma cihetinden (ve daha sair cihetleri buna kıyasla!) istifade cihetleri ve yolları vardır. Öyle ise, beşerin bütün yer yüzündekilerden, belki umum âlemden şu sayılan bütün vecihlerle yapacağı istifadeyi men’edecek bir şey yoktur.
`Beşinci Nokta:
5- Eğer desen: Bu ayetler, diğer bazı ayetlerle birlikte işaret ediyorlarki; şu âzim ve geniş dünya, beşer için halk edilmiş.. Ve insanın istifadesi ona bir ille-i gaiyye yapılmıştır. Halbuki, mesela dünya küresinden çok daha büyük olan “zuhal” yıldızının beşere olan faidesi, ancak bir çeşit zinet ve zaif bir ziyadır. O halde beşer’in şu cüz’î istifadesi nasıl o yıldızın halk edilmesine bir sebeb, bir ille-i gaiyye olmuş olabilir?!.
evaben sana denilir ki: Müstefid olan kendi cihet-i istifadesinde batıp fanî oluyor.. Ve onun zihni istifade yolunda inhisarlık içinde kalıp başkalarını unutuyor. Hem her şeye kendi nefsi için ve menfaatı noktasından bakmaktadır. Keza beşerin istifade ettiği şeylerin ille-i gaiyyesi (sebeb ve illetleri) sadece ona tealluk eden cihete münhasır kalıyor. Öyle ise, imtinan makamında (minnetlerindirme) o şahsa bakan kelamda ve hitabda mücazefe, abartma yoktur. Evet, “Zuhal” yıldızının Halıkı, onu binler hikmet için ibda eylemiş olsada, her bir hikmetinde binler cihetler bulunsa dahi; ve her cihettede binlerce istifade edenler bulunsa da, Zuhal’in yaratılmasındaki ille-i gaiye, o şahsın istifade
Yükleniyor...