سُبْحَانَهُ مَٓا
تَجَلِّيَهَيْبَتِه۪ وَهٰذِهِ الْمُص۪يبَاتُُ تَجَلِّيَغَضَبِهِ
اَعْظَمَ قُدْرَةُمَنْ هٰذِهِ اْلكَاءِنَاتُ
sonra da:
وَهُوَ عَلٰي كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
diyerek, azamet ve kudretini tasdik edip ikrar etsin.
---------------(((---------------
Şimdi ayetin cümle cümle heyetlerinin nazm ve diziliş cihetine geçiyoruz.
İşte bilmiş ol ki:
اَوْكَصَيِّبٍ
deki
اَوْ
harfi, temsildekilerin halini temsil eden şahısların vaziyeti iki kısma ayrıldığına işaret eylediği gibi; iki temsil arasındaki (önceki ayetle bu ayetteki iki temsil) münasebetin tahkiki de olmakla beraber, iki temsilin arasıyla temsildekilere benzetilenin halı arasındaki münasebete de remzetmektedir. Ve aynı zamanda şu müşabehetin de doğru ve sağlam olduğuna ayrıca remz vermektedir. Hem aynı zamanda bu
اَوْ
terakki
بَلْ
ini de tazammun ediyor. Çünki buradaki
بَلْ
ise, daha üst dereceye götürdüğü cihetle, terakki
بَلْ
olmuş olur. Zira ikinci temsil, daha çok ürkütücü ve korkutucudur.
Yükleniyor...