o sahifede "Sâni' ve Bâri'" isimleri gibi çok isimler yazılıyor.

Dördüncü sahife:

Öyle bir zînet ve hüsün, o iki masnua veriliyor ki; güya lütuf ve kerem tecessüm etmiş, onlar olmuş. O sahife "Yâ Latif, Yâ Kerim" gibi çok isimleri yâdeder, okur.

Beşinci sahife:

O çiçeğe leziz meyveler, o hasnâya sevimli evlâdlar, güzel ahlâklar takmakla; o sahife "Yâ Vedud, yâ Rahîm, yâ Mün'im" gibi isimleri okutturuyor.

Altıncı sahife:

O in'am ve ihsan sahifesinde, "Yâ Rahman, yâ Hannan" gibi isimler okunuyor.

Yedinci sahife:

O nimetlerde, o neticelerde, öyle lemaat-ı hüsün ve cemal görünüyor ki, hakikî bir şevk ve şefkatle yoğrulmuş hâlis bir şükür ve safi bir muhabbete lâyık olur. O sahifede "Yâ Cemil-i Zülkemal, yâ Kâmil-i Zülcemal" isimleri yazılı okunuyor.

İşte yalnız bir güzel çiçek ve hasnâ bir insan ve yalnız maddî ve zahir suretinde bu kadar esmayı gösterirse; acaba umum çiçekler ve bütün zîhayat ve büyük ve küllî mevcudat, ne derece ulvî ve küllî esmayı okutuyor, kıyas edebilirsin.

Yükleniyor...