Aziz, sıddık kardeşlerim!
Evvelâ:
Nur'un ehemmiyetli kahramanlarından, Nur'un ehemmiyetli mecmualarını Mekke-i Mükerreme'ye götürüp gayet büyük bir Hind'li âlim Ahmed Ali Şimşirî'ye teslim edip, hem Hindçe tercüme etmeğe ve Hind'e de göndermeğe teminat alan kardeşimiz Hâfız Mustafa'ya binler bârekâllah ve mâşâallah ve es'adekâllah deriz. Medreset-üz Zehra, Mekke-i Mükerreme'deki o büyük zâtla muhabere etsin. Adresi şudur: "Mekke-i Mükerreme'de Bâb-üs Selâm'da Ahmed Ali Şimşirî" diye mektub yazabilirsiniz.
Sâniyen:
Bu defaki hâdise, bir habbeyi, evham yüzünden çok kubbeler yaptıklarını öğrendik. Bir emaresi de şudur: Dâhiliye vekilinin emriyle gece içinde Afyon valisi, emniyet müdürüyle buraya gelip gecede menzilimi basmak istemişler. Müddeiumumî muvafakat etmediğinden sabaha kadar bekleyip en ziyade aleyhimizde bulunan iki adamı tayin edip, kilidimi kırıp füc'eten baskın vermeleri; hem aynı gün
{(Haşiye): Evet, buradaki Nur şakirdleri namına tasdik ediyoruz, hâdise aynen vuku' buldu. Terzi Mustafa, İsmail, Mustafa, Hizmetkârı Nuri, Hayri ve Halil}
faytonla çıktığım vakit -burada emsali vuku' bulmayan-
Yükleniyor...