Çünki Rus şimdiye kadar Çin’i ve yarı Avrupa’yı istilâ ettiği halde, bize karşı tecavüz ettirmeyip tevkif ettiren hakaik-i imaniye ve Kur’âniyedir. Yoksa Rusların tahribat nevinden manevî kuvvetlerine karşı, adliyenin binden birine maddi ceza vermesiyle serserilere ve fakirlere, zenginlerin malını peşkeş çeken ve hevesli gençlere ehl-i namusun kızlarını ve ailelerini mübah kılan ve az bir zamanda Avrupa’nın yarısını elde eden bir kuvvete karşı, ancak ve ancak manevî bomba lâzım ki;O da hakaik-i Kur’âniye ve imaniye atom bombası olup, o dehşetli solculuk cereyanını durdursun. Yoksa adliye vasıtasıyla yüzden birine verilen maddi ceza ile bu küllî kuvvet tevkif edilmez.
Onun için, dindar milletvekilleri bu ta’cili lâzım gelen hakikatı tehir etmelerinden çok defa tecrübelerle gördüğümüz gibi, bu defa da küre-i hava şiddetli soğuğuyla buna itiraz ediyor.
İki dehşetli harb-i umuminin neticesinde beşerde hasıl olan bir intibah-ı kavî ve beşerin tam uyanması cihetiyle; kat’iyen dinsiz bir millet yaşamaz.. Rus da dinsiz kalamaz.. Geri dönüp Hıristiyan da olamaz. Olsa olaa küfr-ü mutlakı kıran ve hak ve hakikata dayanan ve hüccet ve delile iatinad eden ve aklı ve kalbi ikna’ eden Kur’âna tabi’ olabilir. O vakit dörtyüz milyon ehl-i Kur’âna kılınç çekemez.
Said-i Nursi”(5)
Hazret-i Üstâd’ın Demokrat Parti milletvekillerini, dindarlar hakkındaki kanunun tehirinden dolayı bu tevbih yazısı sırasında, Demokratlar solculara karşı ve CHP karşısında za’af gösteriyor ve bir nevi rüşvet verme durumunda görünüyorlardı.
Yükleniyor...