DP’nin içinde, samimi olan bazı hamiyetkârların bu gibi müsbet icraata vesilelikleri cihetiyle ve o alâkaları dolayısıyla Hazret-i Üstâd DP ye -bilhassa ilk iktidarları zamanında- daha biraz dostane bakmış, onu ehven-i şer saymış ve samimi bazı nasihat ve ikazlarda bulunmuştu.
Bir Meselenin Hakikatı ve Bir Tahlil
Adnan Menderes, Bediüzzaman’la görüştü mü?
Bu meselenin tahlilinde üç mevzu’ vardır. Bunlardan birincisi: Sol basının o sıra, yani Menderes’in Bediüzzaman’la görüştüğünü yazdıkları 1958 senesinde ve sonrasında abarttıkları yalan ve iftiralarının aslı ve hakikatı ne olduğu..
İkincisi: Üstâd Bediüzzaman kendi arabasını Menderes’i karşılamaya gönderdi diye olan mevzu..
Üçüncüsüde: Emirdağ’da Menderes’le uzaktan işaretle merhabalaşmalarıdır.
Birinci Mevzu: Gazeteler, bilhassa sol basın -Gerek 1957’de Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri ile Celal Yardımcı’nın Isparta’dan geçerlerken Üstâd’la görüşme talebleri üzerine, Isparta ile Eğridir veya diğer rivayette Isparta ile Burdur arasında yol kenarında tenha bir yerde görüşmeleri hadisesinde olsun, gerekse Adnan Menderes’in 19 Ekim 1958’de Emirdağ’a geldiği zaman, uzaktan işaret yoluyla Üstâd Bediüzzaman’la bir iki defa elle selâmlaşma hadisesinde olsun- hadiseleri büyütüp abartarak mübalâğa ve yalanlarla neşretmişlerdi. Hatta bu basit ve gayet normal bir vatandaş muamelesi olarak beşerî bir münasebetten ibaret olan mezkûr görüşme ve selâmlaşma hadisesini, bilâhare bazı yazarlar yalan ve mübalağalarla kitap haline bile getirdiler veya bazı kitaplarına yalanlı şekilde geçirdiler. Amma gerçeğini değil, yalan ve iftiralarla büyüterek yazdılar.
Ezcümle bunlardan birisi NİMET ARZIK adında bir yazar, Menderesin idamından epey zaman sonra; “Menderes’i ıpe Götürenler” adlı kitabında şunları yazdı:(13)
“1- İzmir dolaylarında Celal Bayar’la Said-i Nursi’nin buluştukları. 2- Sözde kendisinin de bulunduğu bir yolculukta: “Menderes’in Isparta dolaylarında bir köyde -galiba Emirdağ’da- karşılaşıp buluştukları..
Yükleniyor...