İKİNCİ FASIL

(Risale-i Nur’un Resmen ıntişarı ve Serbestlik Devri)

Afyon Ağır Ceza mahkemesi 23.956’da vermiş olduğu tarihî ve büyük son kararıyla başlıyan çözülme, İstanbul Birinci Ağır Ceza Mahkemesi emanetinde mahfuz Gençlik Rehberi kitapları da aynı ay içinde teslim alınmış ve üç senedir devam eden Isparta mahkemesi de, yukarda karar suretini okuduğumuz 11.956’da men-’i muhakeme ile sonuçlanmasına te’sir etmişti. Böylece bu tarihe kadar ayrıca Türkiye’de toplam yirmibeş mahkemenin beraet kararları sadır olmakla; artık Nur Risalelerüıin âleme resmen neşredilmesine kapı açılmış ve Hazret-i Üstâd’ın 1947’lerde hararetle arzu ettiği “Matbuat âlemiyle intişara başlamak zamanı geldi veya gelecek...” hakikatı böylece on sene sonra tahakkuk etmiş oluyordu.

Fakat Hazret-i Üstâd, Nurun resmi matbuat âlemiyle intişarını -üst taraflarda nümunelerini kaydettiğimiz üzere- hükûmetin Maarifi eliyle veya Türkiye Cumhuriyeti Diyanet Riyaseti kanalıyla ve ona mal ederek neşrinin gerçekleşmesini hararetle arzu ediyor ve eserlerinin tamamını te’lif hakkıyla birlikte hükûmete veya Diyanete devretmeye hazır bulunuyordu. 1956’da ilk neşriyat teşebbüsü sırasında bu arzusunun gerçekleşmesi için lâzım gelen girişimlerde bulundu. Isparta Meb’usu Doktor Tahsin Tola bu işle vazifelendirildi ve mesele ilk başta Başbakan Adnan Menderes’e götürüldü. Merhum Menderes ise, Hazret-i Üstâd’ın bu arzusu istikametinde çok istekli göründü.. ve o da ayrıca Doktor Tahsin Tola’yı bu hususta vazifelendirdi. Menderes’in direktifiyle, Tahsin Tola Diyanet Riyaseti nezdinde girişimlerde bulundu. Fakat her nedense o zamanki Diyanet Reisi Eyyüp Sabri Hayırlıoğlu, Menderes’in arzusuna rağmen bu işten korktu ve yanaşmak istemez gibi göründü. Menderes’in müsteşarı Ahmet Salih Korur da gizlice C.Bayar’la bu mevzuyu görüştü. Neticede o iş olmadı.

DOKTOR TAHSİN TOLA’NIN İFADESİ:

“Üstâd Hazretleriyle Nurların resmi neşri mevzuunda konuşup müsaade aldıktan sonra, Ankara’ya gittim. Yanıma iki meb’us arkadaş daha alarak, Başvekil Adnan Menderes’le görüştük. Menderes’e, Risale-i Nurların resmen neşriyle, dahil ve hariçte temin edeceği iki büyük fayda ve neticeyi anlattık. Bunlardan birisi: Dahildeki anarşi tehlikesinin durdurulması.. İkincisi: İslâm Âleminin Türk milletine karşı eski uhuvvet ve muhabbetinin iade edilmesi hizmeti...

Adnan Menderes bizi son derece samimiyetle dinledikten sonra, hiç itiraz etmeden bana dedi ki: “Pekâlâ, bu işte seni vazifelendiriyorum. Diyanet


 /  
2249
Yükleniyor...