Mahkemenin içindeyim. Ulvî isim zikredilir-edilmez, büyük adam koca bir milletin dininin ve devrin tarihî mümessili olarak içeri girdi. Ufak bir kaynaşmayı müteakib, çıt yok.. Herkes bu muhteşem ve muazzam anın mânâsını ve heyecanını duymakta... Hastayım demelerine rağmen, Üstâd’ımızın yerlerinden yıldrım gibi fırlıyarak itiraz ve izahların Mahkeme heyetinin hayranlıkla büyük adamı seyri... İkinci celsede daha muazzam bir kalabalık... Üstâd’ımızın vukufsuz ehl-i vukuf raporuna verdikleri harikulâde cevablar ve mahkemenin 5 Marta ta’liki...
Titriyerek, günah ve za’aflarıma bin teessüf ve tevbe ederek yaklaşıp, mübarek ellerini sonsuz bir iştiyakla öptüğüm ve içimi tertemiz tutmaya çabalıyarak gözlerini bulmaya cesaret ettiğim o an, o gün, hatıralarımın en büyük ve en nâdide yadigârı olacak. Üniversiteli diğer kardeşlerim, Üstâd’ımızın hizmetinde bulunmakla şeref-i uzmaya kavuşmuşlar... O Üstâd’ımızdan Cenab-ı Hak ebediyen razı olsun ve bütün talebelerine ve bilhassa benim gibi biçare, zavallı ve acizlere akıl, dirayet, azim ve ihlâs ihsan buyursun amin...
Evet kardeşlerim, bu asrın manevî şâhı olduğu, hayatı ve eserleriyle sahip olan bir Üstâdın eserlerini biz muhtaçlara lütfeden Cenab-ı Hakk’a hadsiz şükürlerle beraber, “ şu zamanın yaralarına en münasib bir ilaç, bir merhem ve zulümatın tehaccümatına maruz hey’et-i İslâmiyeye en nâfi’ bir Nur ve dalâlet vadilerinde hayrete düşenler için en doğru bir rehber” olan Risale-i Nur’u ölüncüye kadar okuyacağız, neşredeceğiz inşaallah.
Elbaki Hüvelbaki
İstanbul Üniversitesi Nur talebelerinden
Kamil”(66)
2- Yine Hz. Üstâd’ın 1952 deki İstanbul Gençlik Rehberi mahkemesini güzel bir makalesi ili tasvir eden o zaman üniversitede Talebe, muhterem Salih Özcan Beyin, Samsunda münteşir BİYİK CıHAD gazetesinde yayınlanan yazısını kayd ediyoruz:
(66) Büyük Tarihçe-i Hayat S: 552.
Yükleniyor...