Üstâd’ın 22 Ocak 952 salı günkü duruşmasını, 23 Ocak’ta Hürriyet gazetesi çok güzel tasvir ederek haber şeklinde verdi. “Seksenlik Pirin Duruşması” başlığıyla birinci sahifede hakikat-ı hali olduğu gibi neşretti. Hürriyet gazetesine Nur talebelerinden bir çok telgraflar gitti. Ezcümle Seyhan havalisi Nur talebeleri diye gönderilen telgrafın son kısmı şöyledir: “... Müellifin mahkemedeki kahramanca sözlerini aynen neşretmekte muvaffak olmanızdan, Nur talebeleri gazetenizi tebrik etmektedir.”(58)
Yine bu arada 12.952’de Hür Adam gazetesi “Bediüzzaman Kimdir?” başlığı altında çok güzel bir yazı neşretti.(59)
Mahkemenin ikinci celsesinden sonra da, 22.952’de emekli generallerden Cevat Rıf’at Atilhan’ın “Bediüzzaman Said-i Nursi” makalesi yine Hür Adam’da neşredildi.(60)
İKİNCİ CELSE VE MUHAKEME GÜNÜ
19 şubat 952, ikinci muhakeme günü de geldi. Bu defa birinci celseden daha çok büyük bir kalabalık erken saatlerde, yine bir çoğu üniversiteli genç Nur talebeleri ve Bediüzzaman’ın eski dost ve ahbablarından oluşan binlerce insan, mahkemenin koridorlarını doldurmuşlardı. Mahkeme saatinde yine Hazret-i Üstâd, genç üniversiteli Nur talebelerinin kolları arasında mahkeme salonuna girdi ve maznun sandalyesine geçip oturdu. Avukatları da yerlerini aldılar. Mahkeme salonunda müthiş bir izdiham vardı. Binlerce insan sıkışarak mahkeme salonuna doğru hücum ediyor ve girmek istiyordu. Herkes Bediüzzaman’ı görmek ve mahkemesini dinlemek istiyorlardı. Kalabalık dalgalar halinde kapılardan taşmakta idi.
(56) Son şahitler-3, s: 81
(57) Risale-i Nur Müellifi Said Nur-Eşref Edip, s:127.
(58) Emirdağ-2 Müntehap dosya sıra no: 83.
(59) Aynı dosya sıra no: 84.
(60) Aynı dosya sıra no: 85.
Salondaki kalabalığın çok fazla olmasından, mahkemenin devamına imkân kalmamıştı. ıntizamı te’mine tahsis edilen kalabalık bir polis topluluğu da halkın tehacümüne mani’ olamıyordu. Ne yaptılarsa, salondaki izdihamın verdiği takırtı ve fısıltıdan muhakeme yapılamıyordu. Nihayet mahkeme reisinin dinleyicilere şu hitabı duyuldu:
“Hoca Efendi’yi seviyorsanız, biraz meydan veriniz ki, muhakemeye devam edelim!” demesiyle birlikte, dinleyicilerden bir kısmı çekildi, geri kalanları da çıt çıkarmıyacak şekilde sükûtla oturdular. Böylece muhakeme yapılabildi.
Yükleniyor...