şapka meselesinden 1951’de Emirdağ’ında Üstâd’ın mahkemeye verildiği hakkındaki, üstte kaydedilen Üstâd ‘ın yazısı; ifade tarzı ile gerçi 1952 de “Büyük Cihad gazetesinde neşredilen ve aynı meseleden yazılan yazısına bazı cihetlerden benziyor ve ikisinde de Ramazandan bahis varsa da; bunda “On vecihie kanunsuzluk” ifadesi vardır. Evvelkisinde “Beş vecihle kanunsuzluk” diyor.. Ancak bu yazının ilk olarak lahika mektubu şeklinde neşredildiği zaman, Mustafa Ezener Ağabey’e geldiğinde, aynı yazının arkasında “Geldiği tarih:8.Ağustos 1951” diye kendi kalemiyle yazmıştır. Ama acaba “Büyük Cihad” gazetesinde

(50) Emirdağ-2 Mnntehap dosya sıra no: 63.

1952’de neşredilen “En Büyük ıspat” başlığı altındaki yazı, yine bu yazının genişlettirilmiş şekli midir? Yoksa biraz daha şiddetli ve hiddetli olarak 1952’de yazılmış ayrı bir yazısı mıdır, bilemiyoruz. ıhtimaldir ki, birer sene ara ile iki defa Hazret-i Üstâd’a ilişilmiş, her defasında da Ramazan ayı içinde şapka meselesinden rahatsız edilmiştir. ıfade tarzı birbirine benzemekle beraber, bir derece değişik olan iki yazı, bizce ayrı ayrı zamanlarda yazılmışlardır.

Üstâd’IN İKİNCİ MAHKEMESİ:

(1952’de İstanbul’daki Gençlik Rehberi mahkemesi)

Bilindiği gibi Afyon mahkemesi devam ederken; üstte bahsi geçen Emirdağ’da şapka meselesinden mahkemesi, İstanbul’da Gençlik Rehberi mahkemesi, daha sonra Samsun davası ve Isparta savcılığınca açılan umumi dava ve mahkemeler... Hazret-i Üstâd bunlardan sadece İstanbul Gençlik Rehberi mahkemesine gidebilmişti, Emirdağ hariç diğer mahkemelere istinabe yoluyla ifade ve müdafaalar yolladı.

Adı geçen yerlerin savcılıklarınca açılan şu bahsi geçen resmi mahkemeler dışında, 1950 DP iktidarı ilk başlarında Üstâd’ın bir kaç defa menzili de aranmış, gelen misafirler, zaman zaman karakollara çağrılmış ve tazyik edilmiştir. Yine takibler devam etmiş ve 1950’deki Emirdağ kaymakamı -eskide olduğu gibi Üstâd’ın aleyhinde menfi propagandalar tertiblemiştir. Bunlara kısmen üst tarafta da işaret edildi.

GENÇLİK REHBERİ MAHKEMESİ NASIL BAşLADI?

Bilindiği üzere İstanbul Üniversitesi Nur talebeleri,1951 başlarında Risale-i Nurdan Gençlik Rehberi eserini İstanbul’da Tecelli matbaasında resmen tab’ettirdiler. “Neşreden Abdulmühsin Alev” diye resmen isim ve adres verilmişti. Bunun üzerine İstanbul Savcılığı bu eserden dava açtı. ıfadeler, sorgulamalar neticesinde dava dosyası İstanbul sorgu hâkimliğine intikal etti. 24.951’de İstanbul Sorgu Hâkimliğ’i kararnamesini yazdı ve dava Ağır Ceza Mahkemesine intikal ettirildi.


 /  
2249
Yükleniyor...