Madem bir sünnet-i seniyyeyi terketmemek için hayatını feda ettiğine dair tarihçe-i hayatı şehadet eder. Elbette böyle kâfirane, mürtedane teklife
(49) Parantez ortasındaki cümlecik asıllarda yoktu.Fâkat ibarenin siyakı onu ister diye tarafımızdan konuldu. A.
karşı yüz ruhu da olsa feda edecek bir adama;böyle dinine, haysiyetine, izzet-i ilmiyesine mütemerridane ilişenler, anarşilik hesabına ihtilâl çıkarmak fikrindedir diye onları ittiham edip Mahkeme-i Kübrada ikame-i dava ediyorum. Bu memleketin vatanperverleriyle milliyetperverlerinin nazar-ı dikkatlerini celbediyorum.
Altıncısı: An’ane-i İslâmiyede eskidenberi bu milletin dâimi bir âdetleri ve örfî kanunları: İslâmiyet noktasında sevablara hayırlara medar bir âdeti şudur ki: Garip adama merhametle misafirperverlik.. ve fakir adama şefkatle yardım etmek.. ve hasta adamı incitmemek, teselli etmek, keyfini sormak.. ve hakikî hocalara hürmet etmek ve lüzum olursa hizmet etmek.. ve ihtiyarlara hem hürmet, hem merhamet, hem Ramazan-ı şerif gibi mübarek vakitlerde mümkin olduğu kadar sünnet-i seniyyeye tabi’ olup birbirini incitmemek; bu millet-i İslâmiyenin an’anevî bir adeti ve örfî bir kanun-u müstemirresi hükmüne geçmiş terbiye kanunları iken; bir adam hem garip, hem fakir-ül hal, hem çok ihtiyar, hem zehirle çok hasta, hem münzevî iken; Ramazan-ı şerifte ona, çarşılarda kalabalık yerlerde bulunanların serpuşunu, yani frenklerin tarzını yapmadığından, şapka Kanunu namına deyip mahkemeye vermek, celpnameyi hastalık yatağında göndermek, on vecihle kanunsuz ve İslâmî âdet kanunlarına bir tahkir olmak cihetiyle; mahkeme-i kübra-i haşirde onları ve onları o yola sevkedenleri ikame-i dava ediyorum. Elbette istikbal lânetlerle böyleleri mahkûm edecektir.
Yedincisi: Bütün asker neferatı başına koymağa mecbur olmadıkları ve kadınlar ve çocuklar ve ibadette olanlar, hatta dairedeki memurlar başına koymaya mecbur olmadıkları; ve çok köylerde, hususan dere ve dağlarda bulunanlara veya bere giyenlere kanunen teklif edilmiyen ve giymesinde bir maslâhat ve içtimaî hiç bir faydası bulunmayan bir serpuşu; kanun namına hayat-ı içtimaiyeden çıkan ve insanlarla pek nadir temas eden ve kapısında bekliyen otomobile veya arabaya binen, tek başıyla teneffüs için bir iki saat kırlarda oturan bir adama; kanun namına o serpuşu teklif etmek beş vecihle kanunsuz bir ihanet ve onun damarına dokundurup vatan zararına heyecana getirmek; vatan ve millete, hükûmete
Yükleniyor...