Evet, bu mahkemelerin haksız olarak Nur talebelerine onbeş sene zarfında elli bin, belki yüzbin banknot zarar vermeleri haksız ve kanunsuzdur Bu yüzbin lira zararı tazminat olarak dava ediyoruz. Yüzbinler davacı bu davanın arkasında var.
şimdi bu Afyon’un pek kat’î bir garazla bu zâlimane muamelesinin gayet kat’î bir hücceti ve delili budur ki; mahkûmiyetime dair neşrettikleri kararnameleridir ki, Mahkeme-i temyiz esasıyla bozmuş olduğu o kararnamede, benim mahkûmiyetimin şiddetli cezasına gösterdikleri delil de: “Said’de Kürtlük var. Hem ölmüş bir adama tecavüz ediyor” demeleridir.
Acaba hiç bir mahkeme dünyada böyle bir şeyi medar-ı mes’uliyet yapar mı? Yetmiş cinsten bu memleketimizde bulunan Müslüman kardeşlerimize böyle unsuriyet ve cinsiyet farklarını nazara almadığı halde, Said Kürtlüğünü değil, bütün memleketini ve akrabasını bırakıp, ruhunu ve hayatını bu millet-i İslâmiyeye ve dindar Türklere feda ettiği halde; ve yirmi sekiz sene işkencelerle azap gördüğüne mukabil, o Türklerle samimi kardeşliğinde zerre kadar sarsılmıyan bir adam hakkında ve dünyada hiç bir mahkemenin medar-ı mes’uliyet yapmadığı ırkçılık, hem hakiki olmadığı için o da bütün kuvvetiyle ırkçılığı elli senedenberi bırakıp, bütün hayatı ve eserleriyle ve İslâmiyet milliyeti her şeye mukabildir demiş ve o milliyeti tutmuş.. Hem “ırkçılığı bırakınız, İslâmiyet milliyetine giriniz!” demiş daima ders vermiş.
şimdi böyle bir adama Afyon mahkemesi ceza verirken, “Onda Kürtlük damarı var” diye şiddet-i cezaya sebeb göstermiş. Böyle mahkeme, elbette mahkûmdur. Bizler böyle bir kanun namına kanunsuzluk edenlerden zararımızın tazminatını mahkeme-i kübrada dava ediyoruz ve edeceğiz.
SAİD-İ NURSİ”(34)
Yükleniyor...