Mahkeme hey’eti, bu ciheti tekrar müzakere ettikten sonra, duruşmanın alenen icrasına yeniden karar vermiş ve kapılar açılarak dinleyiciler tekrar salona alınmışlardır.
Duruşmaya bu suretle başlandıktan sonra, Abdurrahman şeref Laç davadaki kanunî vaziyeti izah etti. Bundan sonra, mahkeme reisinin: “Mahkûmiyeti olup olmadığı sualine” Said-i Nursi cevab verdi ve şöyle dedi: “Mahkeme kararıyla hiç bir mahkûmiyetim yoktur. Fakat yirmi sekiz sene fiilen zulmün mahkûmuyum” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:
“Demokrasiden evvel düşmanlarım cumhuriyeti siper alarak bir istibdad-ı mutlakla ve kanunu siper alarak cebr-i keyfî-i küfriyi tatbik etmekle, beni tazib ettiler. şimdi huzurunuzda maznun olarak bulunan ve muhtelif vilâyetlerden celbedilen Nur talebeleri aynı eserlerden dolayı muhakeme edilmekte ve binlerce lira masrafa maruz kalmaktadır. Bu iş dört sene uzamıştır. Kanun her yerde ve her mahkeme için birdir. Kaziye-i muhkeme mevcuttur. Bu iş burada daha uzamamalıdır. Risale-i Nur İslâmiyet, millet ve vatan için harika faydaları ve hüsn-ü te’sirleri hâiz olup, Ramazan-ı şerif hürmetine Cenab-ı Hak’tan niyaz ederiz ki; bu iş artık bitsin, daha fazla uzamasın” dedi.
Bunun üzerine, mahkeme bazı muamelelerin ikmali için duruşmayı başka bir güne bırakmıştır.
Büyük Doğu”(26)
(26) Emirdağ-2 Müntehap küçük dosya sıra no: 86/1.
Böylece Hazret-i Üstâd, mahkemenin her duruşmasında bizzat bulunmasa da, Afyon mahkeme safahatını adım adım takip etti. Bir an evvel bitmesi ve kitapların kurtarılması için çok çırpındı. Mahkeme reisine hususî mektuplar yazdı. Hakikat-ı hali en samimî şekilde izah etti: Ayrıca Demokrat Parti hükumet ve meb’uslarına da izahlı şekvanameler, istid’alar yazdı. Bunların yanında çok uzun devam eden Afyon mahkemesinin sürüncemeli hali ve te’hir üstüne te’hirlerine de bazen çok üzüldü, bazen öfkelendi. bazen de mühim hikmetleri olduğunu beyan etti.
Hülâsa Üstâd Hazretleri Afyon mahkemesinde müsadere edilen kitapların kurtarılması ve mahkemenin beraet vermesini çok hararetle arzu ediyor ve bekliyordu. Hem de bu işi pek mühim görüyordu.
Yükleniyor...