20- 21 şubat 1958 Mısır ve Suriye Cemal Abdünnasırın başkanlığında Birleşik Arap Cumhuriyeti kurdular. 28 şubat’ta Yemen de buna katıldı.

21- 14 Temmuz 1958, Irak’ta ihtilâl oldu. Melik Faysal ve Said Nuri Paşa öldürüldü. Bu hadise üzerine ınönü imalı sözlerle D.P’yi tehdit etmeye başladı.

22- 12 Ekim 1958 Adnan Menderes Manisa’da yaptığı bir konuşmada. vatandaşları tahrikçilere karşı bir vatan cephesi kurmaya çağırdı.

23- 24 Kasım 1958 ınönü Menderes’i ve D.P’yi ihtilâlle tehdit etti.

24- 28 Aralık 1958 ınönü Menderes’i irticaî hareket ittihamıyla açık şekilde tehdit etti.

25- 17 şubat 1958 Menderes’i Londra’ya götüren uçak Gatonj hava alanına yakın düşüp parçalandı. 14 kişi öldü, Menderes sağ kurtuldu.

26- 24 Mart 1959 Menderes Türkiye’ye döndü. İstanbul’da çok büyük bir kalabalık onu karşıladı. Menderes İstanbul’da evvela Sultan Eyyüb’ü ziyaret etti. Ankara’ya girerken de tekbirlerle karşılandı.

27- 28 Mart 1959 Cumhuriyet gazetesi 31 Mart Vak’ası’nı yayınlamaya başladı. Bununla Menderes irtica’ ile ittiham ediliyor ve tehdit ediliyordu.

28- 6-7 Kasım 1959 Amerikan başkanı Aysin-Hover Türkiye’ye geldi. Dörtyüzbin insan onu karşıladı.

29- 4 Ocak 1960 İnönü: D.P’nin Said-i Nursi’yi seçim kampanyası için vazifelendirdiğini savundu.

30- 19 Mart 1960 bazı yüksek rütbeli subaylar ınönü’yü İstanbuldaki evinde ziyaret etti. Bu bir ihtilâl ön hazırlık plânıydı. Nitekim bir gün sonra D.P’li bir Konya milletvekili bir konuşma yaparak, ınönü’nün bir ihtilâl hazırlığı içinde olduğunu ileri sürdü.

31- 23 Mart 1960 Bediüzzaman Said-i Nursi Urfa’da vefat etti.

32-16 Nisan 1960 emekli general ve amirallarden ondört kişi ınönü’yü İstanbul’daki evinde ziyaret etti.

33- 2 Mayıs 1960 Menderes, radyo’da yaptığn konuşmada durumun ciddiyetini belirtiyordu.

34- 3 Mayıs 1960 Kara Kuvvetleri Komutanı Cemal Gürsel, Milli Savunma Bakanı Ethem Menderes’e bir tavsiye mektubunu yolladı. Bu mektupta Celal Bayar’ın hemen istifa etmesini istiyordu. Aynı günde de vazifesinden izinli ayrılarak ızmir’e gitti.

35- 21 Mayıs 1960 Harp okulu talebeleri hükûmet aleyhinde yürüyüş yaptı.

36- Ve 27 Mayıs 1960, sabah saat 4.36’da Kurmay Albay Alparslan Türkeş, Ankara Radyosunda “Türk Silahlı Kuvvetleri memleketin idaresini ele almıştır” diye ihtilali bildiriyordu.

Burada sıraladığımız şu hadiseler, gerçi bir çoğu siyasî işlerdir. Mevzuumuzla da ilgisi yoktur. Lâkin ilerde görüleceği üzere, bunların bir çoğunun Hazret-i Üstâd’ın hayatıyla dolaylı şekilde ilgisi vardır ve buraya dercedilmesinin de lüzumu vardır. Evet bu hadiselerin, bilhassa müsbet olanlarıyla olduğu gibi, bazen menfi olanlarıyla da Hazret-i Üstâd bazen sarih olarak, bazen de işaret yoluyla ilgilenmiş, değerlendirmiş ve bazı ifadelerde bulunmuştur. Az ilerde nümuneleri görülecektir.

“SON HAYAT” BAşLANGICI..

VE İLK ALTI BUÇUK AYLIK BÖLÜM:

Üstâd Bediüzzaman, Afyon hapsinin yirmi aylık işkenceli, zulümlü, zehirli ve hastalıklı günlerinden sonra, yetmiş iki gün Afyon vilâyet merkezinde nezaret altında bulunduruldu. Geceli gündüzlü polis gözetimi altındaki yetmiş iki günlük zamanını da bitiren Bediüzzaman Said-i Nursi, 2 Aralık(4) 1949 günü Afyon’dan Emirdağ’ına getirildi ve mecburî iskâna(5) tabi tutturuldu.

(4) Gerçi bu defaki Üstâd’ın Emirdağ’ına gelişi kendi ihtiyarıyla olmuş gibi bir renk verildi. Lâkin Afyon’dan Emirdağ’ına gelirken, emniyetten izin isteyerek geldiği gibi; yanında da polis koşturularak gönderilmişti.

(5) N. Şahiner, Üstâd’ın Afyon Vilâyet merkezinden Emirdağ’ına getirilmesi hususunda tarih vererek: “20 Kasım 1949” şeklinde yazmışsa da, ortalama bir tahmin yapmıştır. Zira o sıra Hazret-i Üstâd’ın hizmetinde bulunan Zübeyr Gündüzalp, Üstâd’ın Afyon’dan ayrılışı hakkında ısparta’ ya tarih numaralı bir mektupla malümat vermiştir. Mektup aynen şöyledir:

“Aziz Sıddık ve Kahraman Ağabey:

Evvela istifsar-ı hatırla arz-ı hürmet eder, ellerinizden öperim.

 /  
2249
Yükleniyor...