HZ. Üstâd’IN SON HAYATI BİRKAÇ FASILDIR VE BU FASILLAR 2 ARALIK 1949 - 22 MART 1960 ARASINDADIR.



BİRİNCİ FASILI

Hazret-i Üstâd Bediüzzaman Said-i Nursi’nin, üstteki iki tarih arasındaki hayatı “SON HAYAT FASLI” şeklinde sayılmış ve hesap edilmiştir. Bu fasıl onbir sene, üç ay, yirmi bir günü içine alan geniş bir hayat faslıdır. Bunu ikiye bölerek ilk dört buçuk senelik kısmını Emirdağ-2, altıbuçuk senelik kalan kısmını da Isparta hayatı diye kaydetmek mümkindir, münasebet de vardır. Amma 1950’de D.P iktidarı iş başına gelmesi ile birlikte, Üstâd’ın hayat tarzı, ta vefatına kadar hep aynı seviyede devam ettiği için; CHP dönemindeki mecburi iskân ve saire gibi zulümlerin bir çoğu ortadan kalktığı ve bir derece Üstâd’ın hayatı serbestlik içinde olduğundan; bir yeni hayat tarzı başlamış oluyordu. Üstâd’ın bu son hayatının ilk altıbuçuk aylık kısmını (Yani hapisten çıktıktan sonra, ta 14 Mayıs 1950’ye kadar kısmını) gayr-ı vaki’ sayarak şu yeni hayatına ekledik.

Evet. Hazret-i Üstâd D.P dönemindeki yeni hayat faslında da yine bazı zulüm ve ta’ziblere maruz kalmasına rağmen, genel olarak onun bu hayatı bir huzur ve sükûn hayatıdır diyebiliriz. Hazret-i Üstâd D.P iktidarında da mahkemelere verilmiş, zehirler yutturulmuş, şapka için rahatsız edilmiştir. Fakat millet ve memleket bir derece keyfî diktatörlüklerden, zulümlerden kurtulduğu ve demokrasi hürriyetinin icabı kısmen icra edildiği için, Hazret-i Üstâd nisbeten huzurludur.

Hem ıslam şeâirinin büyüklerinden olan Ezan-ı Muhammedînin (A.M) minarelerde okunmasına müsaade edilmesi ve fikir ve vicdan hürriyeti bir derece serbestliğe kavuşması gibi, bazı müsbet inkişaflar vesilesiyle; Hazret-i Üstâd Demokratlara şahsen müteveccih olmuş, onları tebrik etmiştir. Ayrıca da D.P iktidarını ikaz edici, yol gösterici çok hayati ve pek mühim noktalarda içtimaî, ahlâkî ve ilmî nasihatlarda da bulunmuştur. Her ne kadar yirmi sekiz senelik CHP altı ok zihniyeti birikintisi, memur kadrosunda brokrat olarak yerleşmiş ve Demokratların müsbet yönden icra etmek istedikleri bir çok proğramları kösteklenmiş, lâyıkıyla bir uygulama zemini bulmamış olsa da...

Hülâsa: Üstâd Bediüzzaman’ın bu son onbir senelik hayatı; Kur’ân ve iman hizmetinin büyük çapta filizlenmesine, meyve vermesine, hatta büyük ölçüde Üniversite gençliği içinde yayılmasına ve buna paralel olarak Nurun intişarı


 /  
2249
Yükleniyor...