بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلَي دِينِ اْلاِسْلَامِ وَ كَمَالِ اْلاِيمَا

نِ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَي مُحَمَّدٍ الَّذِي هُوَ مَرْكَزُ دَاءِرَةِ

اْلاِسْلَامِ وَ مَنْبَعُ اَنْوَارِ اْلاِيمَا

نِ وَعَلَي آلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينَ مَا دَامَ الْمَلَوَانِ وَمَا دَارَ الْقَمَرَانِ

اِعْلَمْ

Ey kardeş bil ki; (Şu görünen âlem, çok çeşitli şekil ve tarzlarda görünebilir.) Meselâ, sen şu âlemi bir kitab-ı kebir şeklinde görürsen; Hazret-i Muhammed’in (A.S.M.) nurunu o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebi olarak göreceksin.

Ve eğer âlemi bir ağacın suretini giymiş şekliyle görürsen; Aleyhissalatü Vesselâm’ın nurunu, o ağacın ilk çekirdeği ve hem son meyvesi olarak göreceksin.

Ve eğer âlemi, zîhayat ve canlı bir hayvanın cismini giymiş vaziyetiyle görürsen; Aleyhissalatü Vesselâm’ın nurunu, o büyük mahlukun ruhu olarak göreceksin.

Ve eğer âlemi, büyük bir insan şekline tahavvül etmiş görürsen; Aleyhissalatü Vesselâm’ın nurunu, o insan-ı kebir’in aklı olarak göreceksin.

Hem eğer âlemi, gayet muhteşem bir gül ve çiçek bahçesi misalinde görürsen; Aleyhissalatü Vesselâm’ın nurunu, o hadikanın andelibi olarak göreceksin.

Yükleniyor...