ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
nin cevheresine mazhar olmaya layık ve şayestedir.
Amma cümlelerinin nazm ve diziliş cihetlerine gelince bilki: Ayetin birinci cümlesindeki
جَمِيعًا
lafzı.. Ve ikinci cümlesinde
ثُمَّ
lafzı.. üçüncü cümlesinde
سَبْعَ
lafzı.. her halde bir tahkiki gerektirmektedir. İşte bizde, şu gelen üç mesele için ve ona dair az konuşacağız.
BİRİNCİ MESELE
4- Eğer desen: Bu ayet, yer yüzünde bulunan her şey, beşerin istifadesi için olduğuna delalet ediyor. Peki acaba “Zeyd” in, mesela yerin dünyanın bütün eczalarının tamamından istifadesi nasıl tasavvur edilebilir?.. ve mesela “Habib”in ve “Ali”nin,
{ Bu iki zat, (Habib ve Ali) Hazret-i Müellifin Van’daki “Horhor” medresesinin talebelerindendir. Bunlardan “Habib” ismindeki zat, İşarat-ül İ’caz eserinin ilk katibi Şehid Molla Habib olup, Birinci Cihan Harbinde 1916 başlarında, Gevaş kazasında Ruslarla çarpışırken şehid düşmüştür. Ali ismindeki zat ise, Üstadı Bediüzzamanla birlikte gönüllü olarak harbe iştirak etmiş, o da esir düşmüş, nihayet kendi eceliyle 1968 de Van’da vefat eyliyen Çoravanisli Ali Çavuştur. Rehimehümellah. -Mütercim-}
büyük okyanus denizi ortasındaki bir adada bulunan bir dağın dibindeki bir taştan istifadeleri nasıl olacak?. Ve yine, mesela. “Zeyd” in malı, nasıl “Amr” ın istifadesi için olabilir?.. Halbuki ayet, arkadaşları olan diğer ayetlerle beraber “tevzi’ olmaksızın her bir ferd için bütünü istifadeye açık olacağına” işaret ediyorlar.. Hem güneş ve ay ve sair yıldızlar, o dehşetli azametleriyle beraber, nasıl “Zeyd” ve “Amr” için olabilir?. Ve o pek büyük mahluklardaki yaradılış gayesi, nasıl “Zeyd” ve “Amr”ın istifadesi için olabilsin?. Hem nasıl zararlı mahlukat ve muzırr eşya dahi beşerin istifadesi içindir denile bilir? İşte bütün bunlar mübalağa gibi görünüyor. Halbuki Kur’an da mucazefe yok ve olmaması lazımdır. Hem onun hakikî belağatına mübalağa yakışmaz ve yakışamaz?!.
Yükleniyor...