Radyo Büyük Bir Nimet-i İlahiyedir

(Nur Âleminin Bir Anahtarı Risalesi'nden)

Hava unsurunun yüksek ve ehemmiyetli bir vazifesi

اِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ

âyetinin sırrıyla, güzel ve manidar ve imanî ve hakikatlı kelimelerin kalem-i kaderin istinsahıyla ve izn-i İlahî ile intişar etmesiyle bütün küre-i havada melaike ve ruhanîlere işittirmek ve Arş-ı A'zam tarafına sevketmek için kudret-i İlahiye kaleminin mütebeddil bir sahifesi olmaktır. Madem havanın kudsî vazifeleri içinde bu vazifesi, hikmet-i hilkatinin en mühimmidir. Ve rûy-i zemini radyolar vasıtası ile bir tek menzil hükmüne getirip, nev'-i beşere pek büyük bir nimet-i İlahiye olmaktır. Elbette ve elbette beşer bu pek büyük nimete karşı, bir umumî şükür olarak; o radyoları herşeyden evvel kelimat-ı tayyibe olan, başta Kur'an-ı Hakîm ve hakikatları ve imanın ve güzel ahlâkın dersleri ve beşerin lüzumlu ve zarurî menfaatlerine dair kelimatlar olmalı ki, o nimete şükür olsun. Yoksa nimet böyle şükür görmezse, beşere zararlı düşer.